Türkiye'de yeni bir gazetecilik dilinin geliştirilmesine katkıda bulunan ve Yeni Şafak gazetesi işbirliği ile hayata geçirilen BSF AKADEMİ GAZETECİLİK OKULU ilk mezunlarını vermenin heyecanını yaşıyor. Akademisyenlerden ve sektörün deneyimli hocaları eşliğinde devam eden okul süresince katılımcılar hem pratik hem de teorik dersler alarak kendilerini yetiştirdiler. BSF Akademi Konferans Salonu’nda yapılan mezuniyet törenine Yeni Şafak Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yusuf Ziya Cömert, BSF Akademi Genel Koordinatör Yusuf Kaplan ve Genel Müdür Bilal Arıoğlu, BSF Akademi öğretim görevlileri ve öğrenciler katıldılar. Duygusal bir ortamda gerçekleşen mezuniyet töreninde konuşmacılar Gazetecilik Okulu ile ilgili görüşlerini anlattılar.
“500 mezundan 400’ü iş buldu.”
Törende konuşma yapan BSF Akademi yöneticilerinden Bilal Arıoğlu, 6 aylık eğitim süresince katılımcılara farklı mutfaklardan eğitim vermeye çalıştıklarını ifade etti. Sözlerine “Bugüne kadar BSF’den 500 mezun verdik ve 400’ü iş sahibi oldu. Bu anlamda BSF olarak meslek edindirme ve istihdama katkı sağladığımızı düşünüyoruz.” Şeklinde devam eden Arıoğlu çözüm ortağı Yeni Şafak gazetesine de teşekkürlerini bildirdi.
“Basın tarihinde önemli bir yeri var.”
Gazetecilik Okulu Genel Koordinatörü Yusuf Kaplan yaptığı konuşmada, bu eğitimin bir gazeteyle akademik düzlemde yapılan ilk ciddi çalışma olduğunu söyledi. Basın tarihinde çok ciddi bir anlamı ve önemli bir önemli bir yeri olduğunun altını çizen Kaplan “Türkiye’deki en yetkin isimleri getirmeye çalıştık. Bir üniversitede bulunamayacak bir kadronun katkısı var. Diğer okullar için de bir model oluşturabiliriz bu anlamda.” dedi. Kaplan, sözlerini şöyle sürdürdü: “ Şu ân bilgi çağı, iletişim çağı diye adlandırılan bir çağda yaşıyoruz. Ancak iletişim araçlarının baş döndürücü bir hızla gelişmesine ve çoğalmasına rağmen, yaşadığımız çağ, tam bir iletişimsizlik çağı. Mevcut gazetecilik anlayışı, sadece sonuç üzerinde, sadece parçalar üzerinde yoğunlaşıyor; olayın arka planını, nedenlerini, bütün oluşum süreçlerini atlıyor. “Yeni bir gazetecilik dili geliştirdiklerini de aktaran Kaplan sözlerini şöyle tamamladı: “ Bu durum, insanların olup bitenleri anlamasını kolaylaştırmıyor; aksine zorlaştırıyor ve sonuçta bütün medyaları kötü birer propaganda aracına dönüştürüyor. İşte biz bu duruma müdahale etmek istedik. İnsanların gazetecilik yoluyla olup bitenleri daha iyi anlayabilmelerini sağlayabilecek, genel resmi, bütününü görebilecek yeni bir gazetecilik dili geliştirmek amacıyla Yeni Şafak’la ortaklaşa bir girişim başlattık. Amacımız sadece iyi gazeteciler, haberciler yetiştirmek değil. Aynı zamanda, dünyada olup bitenleri bir bütün olarak kavrayabilecek, gazeteciliğin gerektirdiği kültürel ve entelektüel donanımı yeterince alan bir öncü kuşak yetiştirmek.”
“Hem pratik hem teorik”
Gazetecilik Okulu’nun eğitmenlerinden deneyimli gazeteci Atilla Girgin, Akademisyenlerden ve sektörün deneyimli hocaları eşliğinde devam eden okul süresince katılımcılar hem pratik hem de teorik dersler alarak kendilerini yetiştirdiler. Biz ilk defa dayatılanların dışına çıktık.” dedi.
“Gazeteciden istediğimiz zeka pırıltısı”
Yeni Şafak yöneticilerinden Yusuf Ziya Cömert ise katılımcılara asıl meselenin bundan sonra başladığını anlattı. Bir gazeteciden beklenenin zeka pırıltısı olduğunun altını çizen Cömert, “BSF’yi tebrik ediyorum ve bu çalışmalarının devamını bekliyorum.” Şeklinde konuştu. Cömert sözlerini şöyle sürdürdü:” Basınımızda hizmet içi seminerler, eğitim çalışmaları oluyor. Ama böyle bir profesyonel gazetecilik okulu girişimi, ilk kez burada oluyor. Yeni Şafak gazetesi olarak BSF ile böyle bir girişime soyunmamızı önemsiyorum. Bu girişim, gazeteciliğimize taze kan ve yeni bir soluk getirecek. O yüzden buradan başarıyla mezun olan arkadaşlara Yeni Şafak’ın kapılarını açacağız”
ÖĞRENCİLER NE DEDİ?
4 yıllık bir üniversite kadar yoğun geçti.”Aldıkları eğitimle ilgili görüşlerini belirten öğrencilerden Hatice Gökçe: “4 yıllık bir üniversite kadar dolu ve yoğun geçti. BSF’de kendimi buldum. Çok sıcak bir ortamdı. Özellikle farklılığı ve farklı olmayı öğrettikleri için ayrıca teşekkür ediyorum, dedi.
“Hem söyledik hem yazdık ”Öğrencilerden Mehmet Yayla, eğitimleri boyunca hem söylemesini hem yazmasını öğrendiklerini ve bu öğrendikleri bilgilerinin ilerde onlar için daha geniş açılımlara imkan tanıyacağını ifade etti.
“Üniversitelerden daha özgürdük.”Hacer Aktaş ise eğitimleri boyunca üniversitelerden daha hür ve özgür olduklarını, BSF’de beklediğinden çok daha fazlasını bulduğunu söyledi.