Erkam Alışveriş
 
 
 
09 Ocak 2009, Cuma
 
Anayasa Mahkemesi gerekçesinden... Yazdır E-posta
25 Ekim 2008 13:13, Cumartesi
Anayasa Mahkemesi'nin kapatma davasıyla ilgili gerekçeli kararında, AK Partililerin yaklaşık 30 eylemi laikliğe aykırı gibi gösterildi. Üniversitede başörtüsü yasağının kaldırılması, meslek liselerinde uygulanan katsayı sorununun çözülmesi ve Kur'an kursu öğreniminin rahatlatılmasıyla ilgili görüşler, adeta suç sayıldı.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, muhalefet şerhinde, söz konusu açıklamaların ifade özgürlüğü kapsamında olduğuna dikkat çekti. Anayasa hukukçuları da, Kılıç'ın şerhine destek verdi. Prof. Dr. Mehmet Turhan, laikliğe aykırı sayılan eylemlerin hepsinin ifade özgürlüğüne girdiğini belirtirken, Prof. Dr. Hasan Tunç da, "Düşünce açıklamalarını laikliğe aykırı saymak hukuka aykırıdır." dedi.



(Anayasa Mahkemesi eski raportörü)
MEHMET TURHAN



Laikliğe aykırı gösterilen eylemlerin hepsi ifade özgürlüğü kapsamında. Yüzde 47 oy alan bir partinin başörtüsü konusunda söyleyeceği bir şey
olmayacak mı? Bu
olacak şey mi?



Anayasa Mahkemesi, başta Başbakan Tayyip Erdoğan olmak üzere partililerin eğitim özgürlüğü, katsayı ve Kur'an kurslarıyla ilgili açıklamalarını 'Hazine yardımından mahrum bırakma' cezasına gerekçe yaptı.

Erdoğan'ın, 'Başörtüsü, yüzde 98'i Müslüman olan Türkiye'de gerek millet ve gerekse kurumların ortak sorunu, toplumsal mutabakatla çözmek istiyoruz. Velev ki siyasi simge olsun, başörtüsünü yasaklayabilir misiniz?' sözleri laikliğe aykırı bulundu.

Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın Meclis kürsüsünden yaptığı yasama sorumsuzluğu güvencesindeki konuşması da aynı kapsamda değerlendirildi. Arınç, devletin laiklik adına bazı inançların yaşam hakkını, ifade hürriyetini kısıtladığını söylemişti. AK Partili milletvekilleri Resul Tosun ve Mehmet Çiçek'in Meclis çatısı altındaki açıklamaları da kürsü dokunulmazlığı dışında tutuldu.

Bu yaklaşıma ilk tepki Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'tan geldi. Kılıç, karşı oy yazısında, bu açıklamaların düşünce özgürlüğü kapsamında olduğunu vurguladı. Siyasi partilerin toplumsal taleplerle ilgili görüş açıklamasının ve demokratik çözüm üretmesinin ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu kaydetti.

Hukukçular da aynı görüşte. Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Mehmet Turhan, laikliğe aykırı sayılan eylemlerin ifade özgürlüğünün korumasında olduğunu dile getiriyor. Bu sebeple de AİHM kararlarının ihlal edildiğine dikkat çekiyor. Turhan, "Açıklamalarda ifade özgürlüğü dışına çıkan bir yön yok.

Başörtüsünü siyasi partiler çözmeyecek de kim çözecek? Bir parti yüzde 47 oy alıyor ve başörtüsü sorununu çözmek için demokratik yolları kullanıyor. Bu, demokrasiye aykırı eylemlerin odağı gösterilmiş. Bu, olacak şey mi?" şeklinde konuşuyor.

Turhan, AK Parti'nin şiddet içeren bir çağrısının bulunmadığını, bu yönüyle RP davasından ayrıldığına işaret ediyor. Turhan, şöyle devam ediyor: "AİHM, RP'nin kapatılmasını haklı bulurken, şiddete çağrı olduğunu söylüyordu. Bu gerekçe, AİHM açısından sorunlu. AK Parti, başörtüsü sorununu çözmek için demokratik yolları kullandı. Mahkeme, yaşam biçimi olarak bir laiklik anlayışını halka ve partilere empoze ediyor."



(Gazi Üniversitesi öğretim üyesi)
HASAN TUNÇ



Venedik Kriterleri ve AİHM kararlarının aksine düşünce açıklamalarının laikliğe aykırı sayılması hukuka aykırı. Anayasa'ya göre Mahkeme uygula-maya dönük yeni bir
hüküm tesis edemez.



Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Tunç, Anayasa Mahkemesi'nin Venedik Kriterleri ve AİHM kararlarını hiçe sayarak düşünce açıklamalarını laikliğe aykırı saymasının hukuka aykırı olduğunu vurguluyor.

Tunç, AİHM kararlarıyla somutlaşan, şiddete başvurma veya şiddeti politik araç gibi kullanmanın ötesinde herhangi fikri açıklamanın yasaklama kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ediyor. AİHM'nin Türkiye Komünist Partisi hakkında verdiği kararı hatırlatan Tunç, şunları söylüyor:

"AİHM, 'siyasi parti mevcut rejimin aksine görüşleri savunsa dahi şiddet içermiyor ve önermiyorsa kapatılamaz' diyor. AİHM'nin düşünce ve ifade hürriyetinin düzenlemeleri çerçevesinde olaya baktığımızda Anayasa Mahkemesi'nin yaklaşımı doğru değil."

Tunç, AİHM kararlarının Anayasa'nın 90. maddesi gereğince bağlayıcı olduğuna dikkat çekerken, Mahkeme'nin verdiği bu kararın düşünce özgürlüğünün kapsamını daraltmayacağını belirtiyor.

Tunç, "Anayasa'nın 153. maddesine göre Mahkeme, kanun koyucu gibi hareketle yeni bir uygulamaya dönük hüküm tesis edemez. Yani Anayasa Mahkemesi kararından bir uygulama normu üretemeyiz. Dolayısıyla düşünce hürriyetinin daraltılabilmesi mümkün değil." diye konuşuyor.



(Hukukçular Birliği Vakfı Başkanı)
SİNAN KILIÇKAYA



Millet nazarında Anayasa Mahkemesi sınıfta kaldı. Milletin büyük çoğunluğu bu kararları onaylamıyor. Meclis'i tahakküm altına almak isteyen Mahkeme'nin meşruluğu tar-
tışılır hale geldi.



Hukukçular Birliği Vakfı Başkanı Sinan Kılıçkaya ise, "Millet nazarında Mahkeme sınıfta kaldı.'' yorumunu yapıyor.

Kılıç, Mahkeme'nin sistemi tıkadığına dikkat çekerken, "Asıl yapılanın millet iradesinin en saf temsil yeri olan Meclis'in tahakküm altına alınmasına yönelik olduğu görülmüştür." ifadesini kullanıyor.

AK Parti savunmasında, yasama çalışması kapsamındaki söylem ve eylemlerin Anayasa'nın 83. maddesi gereği yasama sorumsuzluğu kapsamında olduğunu belirtmişti.

Anayasa Mahkemesi ise milletvekillerinin demokratik özgürlükçü düzeni ortadan kaldırma amacını açıkça ortaya koyan beyan ve eylemlerinin parti kapatma davalarında gözetilmesi gerektiği içtihadında bulundu.
Zaman
 
< Önceki   Sonraki >
 
 
 

HAVA DURUMU

NAMAZ VAKİTLERİ

 
MEDYA PAZARI © 2002 - 2009 Tüm Hakları Saklıdır.
Tel: 0212 671 0700 | Fax: 0212 671 0717      iletisim@medyapazari.com