|
Yapılan araştırmalara göre, Türkiye'nin yüzde 89'unun hafif, orta, şiddetli ve çok şiddetli olmak üzere erozyon ve bunun sonucunda çölleşme riskiyle karşı karşıya kaldığını belirten TEMA Vakfı yetkilileri, erozyona toprağın eğimli olması, yanlış arazi kullanımı, doğal bitki örtüsünün yok edilmesi, iklim değişikliği ile toprak ve yüzey özelliklerinin yol açtığını bildirdi.

Haritaya göre ülkenin yüzde 36,84'ünde çok şiddetli (koyu kırmızı ile gösteriliyor), yüzde 23,6'sında şiddetli (kahverengi ile gösteriliyor), yüzde 23,19'unda orta şiddetli (sarı bölümler) ve yüzde 5,48'inde hafif şiddetli erozyon (beyaz bölümler) görülüyor.
SON YAĞIŞLAR, SULAK ALANLARA CAN SUYU OLAMADI"
Türkiye genelinde mayıs sonu ve haziran ayının ilk haftasında etkili olan yağışların, sulak alanların beslenmesinde kayda değer bir katkı sağlayamadığı bildirildi.
WWF-Türkiye Su Kaynakları Program Müdürü Buket Bahar Dıvrak, sulak alanlar ve yeraltı sularının temel olarak kışın düşen kar yağışları ve mevsimlere göre yayılan dengeli yağmurlarla beslendiklerini, ancak son dönemdeki sağanak yağışların, yeraltı su kaynaklarını besleyemediğini ve sulak alanlar için de yeterli olmadığını söyledi.
Ülkenin birçok yöresinde özellikle mayıs sonu ve haziran ayı başında sağanak şeklinde yağışlar görüldüğünü ifade eden Dıvrak, ''Son dönemde meydana gelen yağışlar, kısa süreli ve sağanak şeklinde olması nedeniyle yetersiz suya sahip sulak alanların beslenmesinde kayda değer bir katkı sağlayamamıştır'' dedi.
Yapılan bir araştırmaya göre, tüm Akdeniz havzasındaki 16 ülkede yağışların son 25 yılda yüzde 20 azalmış olduğuna dikkati çeken Dıvrak, "2050'ye geldiğimizde, deniz seviyesinin Akdeniz'de 20-40 santimetre artması bekleniyor. Bu durumdan en çok zarar görecek ülkeler, Türkiye ve Cezayir ile deltaları olacak'' şeklinde konuştu. |