Erkam Alışveriş
 
 
 
04 Eylül 2010, Cumartesi
 
Planın parçaları Yazdır E-posta
27 Eylül 2008 11:53, Cumartesi
Bir yıl önceki seçimleri oyunu yükselterek kazanan AKP'yi dağıtmak için yapılan planın basamakları şöyleydi:
1) Parti Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından kapatılacak, başta Tayyip Erdoğan olmak 40 kadar kalburüstü yöneticiye siyaset yasağı gelecekti.
Ancak bu kadarı partinin 'çözülmesi' için yeterli değildi; alternatifin de gösterilmesi gerekiyordu.
2) Bugünlerde yapıldığı gibi, yolsuzluk dosyaları açılacak, "İşte ak sandığınız insanlar, aslında karadır" denilecekti.
3) AKP'nin kurucusu olmasına rağmen, "yolsuzlukları görerek", "laikçilerin haklı endişelerini anlayarak" kendini geriye çeken Abdüllatif Şener alternatif olarak sunulacaktı.
4) Böylece oluşacak siyasi türbülansta, AYM'nin yasak getirmediği milletvekillerinin bir kısmı Şener'in partisine geçecek; "Diğerleri kara, asıl ak biziz" diyeceklerdi.
Ancak dünya konjonktürü bu planda aksamaya yol açtı. Başta ABD ve Avrupa Birliği gibi küresel siyasi aktörlerin devreye girmesiyle, AYM partiyi kapatamadı.
Zevahiri kurtarmak için " ölçülü biçili " bir karar çıktı mahkemeden. (Kararın gerekçesi açıklandığında, görün siz şamatayı.)
Ancak AKP'yi dağıtmak isteyen güçlerin, aksamaya karşın plana bağlı kaldığı görülüyor.
İlginç bir durum bu; demek ki hala umutları var. Bu aralar başkanlık seçimi yapmaya hazırlanan ve büyük finans kriziyle kendi derdine düşen ABD'nin, meydanı biraz boş bırakmasından mı yararlanmayı düşünüyorlar acaba?
Not 1: Türkiye'de maalesef her zaman yolsuzluk yapıldı. En gerekli zamanda, yani 2007 seçimlerinden önce bile açılmayan dosyaların, bugünlere saklanması ve art arta kamuoyuna sunulması, seçim kazanmanın ötesinde, bir plana uygun hareket edildiğini gösteriyor.
Not 2: Araştırmalar, yolsuzluğa karşı en çok, "orta ve üst kesimden, iyi eğitimli kentlilerin" hassas olduğunu gösteriyor. Bu kesimler ağırlıklı olarak CHP'ye oy veriyor. Yani "dosya furyası", AKP'den pek oy götürmez ama CHP'ye bir miktar kazandırır.

Mir Sultan Han
TV'deki tartışma sırasında Dengir Fırat, dört kelimeden oluşan ismindeki Mir'in "Bey" anlamına geldiğini söyledi.
'Mir' tabiri başka kültürlerde de vardır. Mesela gizemli 'mir'lerden biri Mir Sultan Han'dır.
1905'te Hindistan'ın Pencap bölgesinde (daha sonra Pakistan ) doğdu. 1929'da bir "maharaja" olan efendisi Umar Hayat Han tarafından İngiltere'ye getirildi.
Mir Sultan, Batı'nın o güne dek tanıdığı en güçlü Asyalı satranç ustasıydı.
Üç kere Britanya Satranç Şampiyonu oldu. 1930, 1931 ve 1933'teki Satranç Olimpiyatlarında İngiltere'yi temsil etti.
Capablanca, Alekhine, Euwe gibi devleri yenmeyi başardı. Katıldığı turnuvalarda, dördüncü sıradan aşağı düşmedi.
1933'te efendisi onu alıp Hindistan'a döndü. Mir Sultan 1966'daki ölümüne dek bir daha da ortalıkta gözükmedi.
Okuma yazma bilmeyen, geç öğrendiği İngilizceyi bölük pörçük konuşan bu dahi adam, başındaki Sih türbanıyla ile satranç oynamadığı zamanlarda, efendisine uşaklık yapıyordu.


Sabah
 
< Önceki   Sonraki >
 
 
 

HAVA DURUMU

NAMAZ VAKİTLERİ

 
MEDYA PAZARI © 2002 - 2010 Tüm Hakları Saklıdır.
Tel: 0212 671 0700 | Fax: 0212 671 0717      iletisim@medyapazari.com