Erkam Alışveriş
 
 
 
04 Eylül 2010, Cumartesi
 
Hurşit Tolon ve hasta hakları Yazdır E-posta
23 Eylül 2008 12:31, Salı
Ergenekon davasından tutuklu emekli orgeneral Şener Eruygur sağlığı ciddi biçimde bozulduğu için tutuksuz olarak yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Şimdi, emekli orgeneral Hurşit Tolon'un da bırakılacağı söyleniyor. Gerekçe yine aynı olacakmış: Sağlık.
Ergenekon'u önemseyen insanlar, bu gelişmelerden rahatsız oldu. Tabii salıvermenin, Kandıra Cezaevi'ne yapılan " Genelkurmay'ın resmi ziyaretinden " sonra olması da kuşkuları artırıyordu.
Hurşit Tolon'un salıverilme ihtimali konuşulmaya başlanınca, internete bir belge düştü:
Belgeye göre Tolon'un kalp damarları, Nisan 2006'da Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde (GATA) kontrol edilmişti. Tolon'un damarlarında ciddi bir sorun yoktu, sadece aspirin alması tavsiye ediliyordu.
Belgeyi yayanlar şöyle demek istiyordu: " Tolon'un kalp hastası olduğu ileri sürülürse, sakın inanmayın! "

Bu tip siyasi kavgalarda yumruk sayılmıyor. Değerler bir yana bırakılıyor ve herkes tüm gücüyle karşı tarafa saldırıyor.
Bu acı gerçeğin farkındayım ama yine de Hurşit Tolon olayındaki ciddi soruna değinmek isterim:
"Hasta hakları" giderek Türkiye'de de önem kazanan bir konu. Bu konuda yasalar çıktı, cezalar artırıldı.
Sadece kanunlar değil, etik ilkeleri de hastaya ait bilgilerin uluorta kamuoyuna sunulmasını engelliyor.
Yani: Tolon'un GATA belgesini kim "piyasaya" sürdüyse, düpedüz suç işledi.
Ergenekon'a karşı olmak, mensuplarının cezalandırılmasını istemek başka, hukuku ve ahlakı çiğnemek başka!
Faşistler ve darbeciler böyle ayrımlar yapmaz. Ama demokrasiyi ve hukukun üstünlüğünü savunanların yapması gerekir.

Basın özgürlüğü?
Yanlışları, doğruların arkasına sığınarak yapıyoruz. Mesela kapatma davası sırasında tartıştığımız " Yargı bağımsız olmalı " sözü. Yargı elbette bağımsız olmalı ama belki de ondan önce " tarafsız " olmalı.
Şimdi de " basın özgürlüğü " kavramı aynı akıbete uğradı. Basın özgürlüğü, demokratik mekanizmaların işlemesi için elzemdir.
Ancak basın özgürlüğü gibi doğru bir değerin ardına sığınarak, bilinçli bir biçimde " yalan ve yönlendirici " haber yapanların, darbecileri savunanların, çıkarı için elindeki medya gücünü kullanıp iftira atanların da maskesini düşürmek gerekir.

Güiza'yı seviyoruz!
Fenerbahçe seyircisi, şimdi İngiltere'de top koşturan Tuncay'ı çok severdi. Çünkü yenilgiyi kabullenmeyen, daima mücadele etmeye çalışan, umutsuz anlarda takımı ateşleyen bir futbolcuydu.
Bu tipte futbolcu azdır. Hele yabancılar arasında parmakla gösterilir.
Cumartesi gecesi F.Bahçe seyircisi İspanyol Güiza'yı bağrına bastı, stadı onun adıyla inletti.
Nihayet lig maçında bir gol attığı için olmadı bu tezahürat: İspanya'da gol kralı olmuş bir futbolcunun, taca çıkması kesin olan topları dahi yakalamak için canını dişine takması seyirciyi mest ediyor.
Güiza'nın kendisine pas atılmasını eli belinde beklemediğini, bencillik yapmadığını, döktüğü terle aldığı parayı hak ettiğini bizzat görüyor seyirci.
F.Bahçe'nin " şanssızlığı ", Güiza'nın bir orta saha futbolcusu olmaması. Çünkü bir santrforun, ne kadar koşarsa koşsun, takımı ateşlemesi kolay değil. Bunu en kolay orta saha oyuncuları yapabiliyor.

SABAH
 
< Önceki   Sonraki >
 
 
 

HAVA DURUMU

NAMAZ VAKİTLERİ

 
MEDYA PAZARI © 2002 - 2010 Tüm Hakları Saklıdır.
Tel: 0212 671 0700 | Fax: 0212 671 0717      iletisim@medyapazari.com