20 Ağustos 2008, Çarşamba
 
Türkiye'de Ar-Ge var ama buluş yok Yazdır E-posta
20 Haziran 2007 10:33, Çarşamba

Türkiye'deki Ar-Ge çalışmalarının hatalı olduğunu belirten Yamankaradeniz, "Bu ekip işidir, sistem işidir. Ar-Ge'ler var, bugün bütün fabrikalarda. Ama bunları tabela Ar-Ge'sinden çıkarmamız lazım" ded

i

Türkiye en çok beyin göçü veren ülke-lerden biri. Ancak ülkemizde bir yıl içinde yapılan buluş ve patent başvuru sayısı binin altında. Bu rakam sadece Güney Koreli Samsung firmasında 2 bin. Peki Türkiye neden buluş yapamıyor? Bu sorunun yanıtını almak için Ekonomi Buluşmaları'nda bu hafta Uluslararası Patent Birliği Başkanı Kemal Yamankaradeniz'i konuk ettik.

Türkiye'de AR-GE var ama buluş var mı? Ar-Ge'de çalışan uzmanlarımız var. Türkiye ben hep şunu söylüyorum araştırıyor geliştiriyor ama bir şey bulamıyor. Araştırıp geliştiriyoruz ama orada takılıyoruz. Yani üçüncü adım olan buluş yapma fırsatını kendimize tanımıyoruz. Buluşun olması için mutlaka bulacağımız şeyin bir ekonomik değeri olması lazım. Üniversite sanayi işbirliğini bu noktada geliştiremiyoruz. Üniversite sanayi işbirliği zayıf.

 

Sizce AR-GE'de yapılan en bariz hata veya hatalar nedir? Türkiye'de Ar-Ge çalışmalarında sistematik bir hata var. Bu hatayı biz son 4 yıl üzerinde çalıştık düzeltmek için. Patent sistematiği ile ilgili bir yapı için çalıştık. 4 sene evvel arkadaşlarla beraber oturduk, Türkiye'de bu kadar konferans veriyoruz ama bakıyoruz bin tane. Bir hata var burada. Patente giden yolculuğu bilmiyor. Bugün küçük büyük işletmelerde belki onbinlerce patent olabilecek buluşlar yapılıyor ama bunun patente dönüşmesi için bir çalışma yapılmıyor. Bugün Avrupa'daki, Amerika'daki, Japonya'daki şirketlerin yaptığı iş bu. Bugün Sony, Philips... IBM'in yıllık geliri 3 milyar $. Patentlerini kiraya vererek ya da patentlerini satarak elde ediyor. Türkiye'de bu kültür yok.

 

Sizce sanayici neyle meşgul olmalı, kredi bulacak, işçi bulacak, AR-GE'yi kuracak... Sizce sanayici bunların hangisiyle uğraşmalı ? Sanayicimiz sadece araştırma geliştirmeyle meşgul olmamalı. Çünkü yurtdışı ve yurtiçindeki rekabetin bu kadar acımasız olduğu ortamda kendisine ayrı bir kulvar oluşturması, mutlaka bir şey bulması lazım. Ama bu bulmak noktasında ciddi eksiklikler var. Bu sistematik bir yapıdır. Bugün Samsung'un sadece yıllık patent başvurusu 2 binin üzerindedir. Güney Kore'nin toplamında 125 binin üzerinde patent başvurusu var.

 

Firmalarımız Ar-Ge'ye önem vermiyor mu? Özel sektör ne kadar bir bütçe ayırmıştır? Yıllık cirosunun yüzde 5'ini Ar-Ge'ye ayırmış mıdır? Yüzde 1 bile ayırsalar, ben bu konuda ciddi gelişmelerin olacağına inanıyorum. Gidin sorun yüzde 1 ayırıyorlar mı, Ar-Ge'de çalışan kaç kişi var? Görünüşte Ar-Ge'de 5 kişi çalışıyor ama aynı zamanda bu adamlar üretimde de çalışıyor. Sistemi en iyi olan kuruluş Arçelik'tir. Yıllık yaklaşık 130 civarında bir patent başvurusunda bulunuyorlar. Bugün Arçelik Ar-Ge'de 500 eleman çalıştırıyor. Bir de kültürü var, inanç var. Ama dünya kriterlerine baktığımızda 500 mühendisin 500 patentinin olması lazım. Çünkü mesela Güney Kore'de Ar-Ge elemanlarının sözleşmelerinin uzatılması için bir kural var, yılda en az patente değer bir buluşunun olma zorunluluğu var. Örneğin Vestel'in Ar-Ge bölümünde de yaklaşık 500 kişi çalışıyor. Ancak yılda 15 kadar başvuru yapılıyor. Birçok firmada durum böyle. Bu bölümler daha çok araştırma ve geliştirme ile ilgililer. Buluş yapan yok.

 

Marka değeri yaratabilmek için neler gerekiyor? Marka bir olgu değildir. Markanın bir süreç olduğunu kabul eden birinin yapması gereken ilk iş, benim markam çok değerli, bunun için çalışmam lazım. Değerlere göre harcama yaparak ilerlemeli. Bu markayı biz kiraya versek kaç liraya veririz kriterlerden bir tanesi, ikincisi bu markayla biz satış yapsak ne kadarlık bir ürün kazanmış oluruz.

 

 

Taklitin faturası ağır

 

Korsan üretim ve patent davaları konusunda durum nedir? Türkiye'de sınai haklar sisteminin işleyişi yönünde şu anda gayet Avrupai bir sistem çalışıyor. Bu yönde eksiğimiz yok. Bu konuda yine İhtisas Mahkemeleri de çok iyi çalışıyor. Çünkü hukuki süreç çalışmazsa siz dünyanın en iyi kanunlarını yapmış olun bir işe yaramaz. Şu anda İstanbul'da yaklaşık 3 bin civarında müracaat var mahkemelere. Herkes markasına sahip olmak istiyor. Bu sadece taklit değil aynı zamanda haksız yere sahip olunmuş bir tasarımın ya da patentin iptali ile ilgili davalar da var bunun içinde.

 

Taklide kesin olarak engel olunması söz konusu değil. Bu tüm dünyanın derdi. Bugün Türkiye taklitten dolayı 3 milyar dolar zarara uğruyor. Dünyada 100 milyar dolara varan bir zarar var. Türkiye 95 öncesinde sanayinin %60-70'i taklide dayanıyordu.

 

'Her şeyi yerli olan otomobil üretebiliriz'

 

Türkiye'de her şeyi bize ait yeni bir otomobil üretebilir miyiz? Şu anda bizim mevcut olan eleman kadromuz, teknik kadromuz, tasarımcı kadro bize böyle bir hazırlığı yapabilecek nitelikte olduğunu düşünüyorum ben. Çünkü artık otomotiv yan sanayimizde çok büyük firmalarımız var. Sonuçta bugün Türkiye'de var olan otomotiv olan ana sanayinin besleyicisi olan yan sanayi Bursa, İstanbul, Adapazarı, Sakarya her yerde var. Biz far konusunda tüm dünyaya ihracat yapan firmalara sahibiz.

 

Sizce neden kendi otomobilimizi üretemiyoruz ? Maliyetlere bakılarak Türkiye'nin bu konuda kendi otomobilini üretecek seviyede olduğunu düşünüyorum. Markasını da üretebilir. Gerekirse daha hızlı yapabilir. Bunu yapan kişiler, fabrikalar, kurumlar. Daha hızlısını üretebiliriz diye düşünüyorum.

 

Yeterli kadromuz ekibimiz var mı? Hiçbir şey yapılamaz diye bir hadise yok. Bunu yapacak kadro var, ekip var. Markasını düşünmek lazım. Dünyaya satılabilecek bir marka oluşturmak lazım. Dünyaya satabileceğimiz fiyatların ne olacağını iyi hesap ederek yatırım yapılabilir. Bugün bir Tofaş kurmak kolay bir şey değildir. Belki 50 tane 100 tane işadamının bir araya gelmesi lazım. İşadamları buraya para yatıracak ve üretim yapılacak. İşadamının önce bu standartta ve bu fiyatta, yani dünya standartlarında fakat dünya fiyatlarının altında bir otobomil üreteceğine inanması lazım.

 

 

 
< Önceki   Sonraki >
 
 
 

HAVA DURUMU

NAMAZ VAKİTLERİ

 
MEDYA PAZARI © 2002 - 2008 Tüm Hakları Saklıdır.
Tel: 0212 671 0700 | Fax: 0212 671 0717      iletisim@medyapazari.com