Erkam AlışverişErkam Alışveriş
 
 
 
 
22 Kasım 2008, Cumartesi
 
TÜGİAD Başkanı:"Ekonomik gelişimin ilk şartı demokrasi " Yazdır E-posta
14 Mayıs 2007 11:19, Pazartesi

Ekonomi Buluşmalarının bu haftaki konuğu Türkiye Genç İş Adamları Derneği Başkanı Murat Saraylı. 1986 yılında kurulan ve 21 yıldır faaliyette olan bu dernekle ilgili ayrıntıları Başkan Saraylı ile konuşuyoruz. Ekonomi ve siyasetle ilgili fikirler üreten ve bu fikirleri tüm kesimlerle paylaşan derneği TÜGİAD Başkanı Murat Saraylı şöyle tanımlıyor: “Büyüyen, Türkiye'nin dört bir yanından ve yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın katılımıyla aktif bir politika izliyoruz. Kuruluşumuzda konulan hedefler çerçevesinde daha iyi bir Türkiye ve coğrafya adına fikirler üretiyoruz”

TÜGİAD'la TÜSİAD'ın farkı? Bizim yaş ortalamamız erken otuzlarda. Çocuklarımızın yaş ortalaması 3-5 arasında. Bizim için 15-20 yıl kısa vade dahi değil, bugün. 15-20 yıl sonrasını bizatihi yaşıyoruz. Vadelerimiz daha kısa ve doğal olarak vadelere atfedilen önem adına bazı farklılıklarımız var. TÜSİAD varolanların, TÜGİAD varolma savaşı verenlerin olduğu bir kurum. Bu çerçevede geleceğe yönelik çok daha hassas, aktif, dinamik, yerel gerçekliği çok iyi özümsemiş ve küresel perspektifi olan bir derneğiz

 

Türkiye'nin daha çok kazanması için ne yapması gerekiyor? Türkiye'nin ticaretiyle, dış siyasetiyle başarısı adına yurtdışında, dünyada daha fazla tanınması lazım. Bu bir gerçek, veya bir çıta. Doğru tanındığı zaman bu bizim dış ticaretimize de etki yapacak, uluslar arası politikamıza da etki yapacak, uluslarüstü kuruluşlarda, BM'de, AB'de, Nato'da bizim manevra alanımızı daha güçlendirecek.

 

Küresel coğrafya nedir? Bizim bakış açımız kutuptan kutuba tüm küresel coğrafya. Ve tüm küresel coğrafyada etkin olabilecek, söyliyecek, verecek mesajlarımız var. Bizim referans noktamız, dünyada kalkan her uçakta Türkiye'den bir genç girişimci, genç işadamı bulunsun. Bu bir hayal değil, zaten her geçen gün biz bunun gerçekleştiğini mutlulukla görüyoruz.

 

Türkiye dışarıdan nasıl görünüyor? Türkiye'yi tanımıyorlar veya eksik tanıyorlar hatta yanlış tanıyanlar var. İşin sonunda Avrupa bütünüyle karşı tarafa bırakırsak doğru olmaz. Bizim onun için her bir vatandaşa kendisini, etkisi okyanusta damla dahi olsa, anlatma adına, tanıtma adına, görüşünü paylaşma adına katkı ya da eleştirel perspektifte çalışma yapması ve imkanı var ise dünyanın her fakültesinde bulunma adına sınırları zorlaması, talip olması, var olmayla ilgili donanımı edinmek için çalışması gerekiyor, ki çocuklarımıza daha iyi bir ortam bırakabilelim.

 

Peki şu anda hangi noktadayız? Çok da kötü bir noktada değiliz. Bakın 2000 yılında Türkiye'de 22 bin ihracatçı firma varken bu gün 40 küsur bin ihracatçı firma olmuş. Türkiye artan bir şekilde dışa açılıyor. Türkiye'nin ihracat rakamları da bunu gösteriyor. Bu Türkiye'nin yurtdışında gezen insanının sayısının arttığına bir referanstır. Ama turist olarak değil iş için, ticaret için.

 

Bu tabloyu daha da iyi hale getirmek için ne yapmalıyız? Dünyanın havalimanı olan her iline bir sinir ucu bırakmamız lazım. O sinir uçlarından gelen bilgileri merkezde toplayıp, bunu havuzlarda eritip bireylerin anlayabileceği halde sınıflandırmamız lazım. Bununla ilgili dış ticaret müsteşarlığının son zamanlarda artan çalışmalarını da görüyoruz. Daha yapacak çok şey var. Olur mu olmaz mı değil nasıl oluru konuşuyor olmamız lazım.

 

İş yaparken devlet yanınızda mı? Karşımızda görüyoruz dersek uygun olmaz. %100 arkamızda görüyoruz dersek bu da tam oturmaz. Türk müteşebbisi kendi bilgi ve tecrübesiyle girişimcilik ruhuyla belli yetiler gerçekleştirildi. Bizim tespitimiz. Devletin önünde gidiyor girişimci. Aksiyonu, faaliyetleri devletin önünde.

 

Ekonomi doğru yönetiliyor mu? Türkiye'nin bu dönemde bütçe disiplini adına attığı adımları çok hassasiyetle not etmek lazım ve burada gerekli siyasi otoriteye gerekli krediyi vermek lazım. Bu bütçe disiplininin öneminin gelecek yıllar adına, içinde bulunduğumuz durumun, bir referans olarak kayıtlara geçtiğini biz görüyoruz. Bundan sonraki siyasi otoriteler hareket ederken buradan verecekleri tavizde çok ciddi bir tepkiyle veya sorgulamayla karşılaşacaklar. Çünkü, Türkiye bunu yapabiliyormuş, diyecekler.

 

 

 

Nihai ve tek karar mercii halkın kendisi

 

Süreci nasıl değerlendiriyorsunuz ? Ümidimiz demokrasimizi güçlendirilerek çıkılacak bir süreç olması. Umudumuz bu süreçten her kurum, her yapı ve her bir bireyin kendine önemli sonucu çıkartmasıdır. Bu sürecten olmazsa olmazımız; demokrasimizin güçlenerek çıkmasıdır. İşin sonunda nihayi ve tek karar mercii halk ve seçim sandığıdır.

 

Siyasi gerilimler için ne düşünü-yorsunuz? Atılan adımlara 25, 50 yıllık perspektiflerle bakmamız lazım. Şu an önümüzdeki 100 yılı şekillendiri-yoruz. Bu yüz yılda, bin yılı şekillendireceğiz. Öyleyse demokrasi ve hukukun üstünlüğüne sonuna kadar inanmalı ve ona göre davranmalıyız.

 

Türkiye'de elit halk ayrımı var mı? Elit, halk ayrımı olmaz. Herkes bildiğiyle, gördüğüyle, düşünce, inanç, bilgi, ufuk ve bakış açısıyla bir aile mahalle, ülke dünya arzuluyor. Bu arzulamayı da demokrasiler bireysel özgürlükler alanı içerisinde kimse sınırlayamaz.

 

Halk doğru karar verebilir mi? Anadolu insanı seçim sandığıyla hukukun ilişkisini iyi bilir. Bu konuların sağlıklı bir platforma oturmasına engel teşkil edecek, soru işareti getirecek adımlara karşı herkes ancaksız amasız çok net amacını göstermeli ve kararlılığını sağlam bir şekilde göstermeli. Biz bunların sonuçlarını son dönemde gördük. Bu nedenle hukukun üzerine toz zerreciği bile düşmemelidir.

 

 

Büyümenin anahtarı kurumsal olmaktır

 

TÜGİAD'ın KOBİ'lere bakış açısı nedir? TÜGİAD üç senedir Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma diye paneller yapıyor. Amacımız üyelerimizin tecrübelerini kobilerle paylaşmak. Aile Şirketi avantajlarını yani esneklik, süratli karar verme gibi konulara kurumsallığı eklemeye çalışıyoruz

 

Kurumsallık nedir? Kurumsal olmak için küresel perspektif kazanmalı gelişime bilgiye açık olmalı. Bilimi, global kuralları takip etmeli ve kalite kontrolü iyi yapmalı. İşte bütün bu gelişimleri yapması adına biz KOBİ'lere çeşitli paneller düzenliyoruz

 

KOBİ'lerin yaklaşımı nedir? Bunun gerekliliğinin çok küçük işletmeler dahi farkında. Ve bu konuyla ilgili adımlar atıyorlar.

 

KOBİ'ler eksikliklerinin farkında mı? Küçük ölçekli iş dünyası eksikliklerinin farkında ve bunu kapatma adına çok ciddi aksiyon içerisinde. Bugün anadolunun büyük sanayi kentlerinde muhakkak göreceğiniz; eğitime, yurtiçinde veya yurtdışında çok öenm veriyor. Bilgiye ulaşmaya çok öenm veriyor. Herbirinin ofisinde artık internet bağlantısı var. Google'dan rakiplerini takip ediyor, teknolojiyi takip ediyor, makine ekipman fuarlarını takip ediyor ve bunlar bizim birçok avantajımız olarak görüyorum.

 

 
< Önceki   Sonraki >
 
 
 

HAVA DURUMU

NAMAZ VAKİTLERİ

 
MEDYA PAZARI © 2002 - 2008 Tüm Hakları Saklıdır.
Tel: 0212 671 0700 | Fax: 0212 671 0717      iletisim@medyapazari.com