Erkam Alışveriş
 
 
 
08 Ocak 2009, Perşembe
 
Ödül ve ceza iyi hesaplanmazsa rüşvet artar Yazdır E-posta
17 Ağustos 2008 21:18, Pazar
Sabancı Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Baç'ın rüşvet hakkında yazdığı bir dizi makaleye, uluslararası akademik alanda yarattığı etki nedeniyle TÜBİTAK bilim ödülü verildi. Baç'ın "oyun teorisini" kullanarak geliştirdiği modellerde, denetleyen ile denetlenen arasındaki hileli işbirliği durumunun boyutları, bu durumun giderilmesinde ödül ve ceza sisteminin rolü ve rüşvetten kurtulmanın maliyet hesabı yapılmış. Tabii teorik bir şekilde. Bunu bilmeden, sadece rüşvet konusunun cazibesine kapılarak Prof. Baç'ın karşısına çıktım. Onu anlamakta ve yansıtmakta biraz zorlandım. Bu kadar teorik bir konudan kim nasıl yararlanabilir bilemiyorum. Umarım söyleşim, rüşvetin önlenmesinde yetkili kişilere ufuk açıcı olur. Şu model konusunu merak ettim... Rüşvetin modeli nasıl oluyor?

Bunun kısa cevabı şu: Birtakım matematiksel denklem ve ifadelerle yolsuzlukta rol sahibi olabilecek kişilerin amaç ve davranışlarını gösteririz. Bazı değişkenler yardımıyla, örneğin ücretler, cezalar gibi kontrol edebileceğimiz araçları gösteririz. Sonra o matematiksel modelden bazı önermeler elde edersiniz, örneğin, "şu şartlar arltında ücretler artarsa rüşvet azalacaktır" gibi...

Denetim sırasında ortaya çıkabilecek benim rüşvet, sizin "istenmeyen işbirliği" dediğiniz durumlar neler?

Kabaca iki istenmeyen durum var: Bir tanesi memuru suçüstü yakaladığınızda olayı menfaat karşılığı hasıraltı edersiniz. Bu kötü bir şey, zira yolsuzluğa bulaşmanın maliyetini düşürüyor. Diğeri de denetime başlamadan işbirliğine girebilirsiniz memurla. Nasıl olur bu? Memur ile anlaşırsınız. Denetim yapmayacaksınız hiç. Karşılığında da memur istediği gibi rüşvetini alacak. Bu çok daha kötü bir durum; zira organizasyonun içinde denetim kalmaz, rahat bir yolsuzluk ortamı oluşur. Buna denetim öncesi iç yolsuzluk diyorum ben. Bu ayrımı konuya kuramsal açıdan yaklaşan iktisatçılar arasında pek dile getiren yoktu benim yazılardan önce.

Hangi organizasyonlar rüşveti teşvik eder?

İyi yönlendirilmemiş, iyi teşvik edilmemiş denetçilerin olduğu organizasyonlar. İyi teşvik edilmemiş derken ödül sistemi, ceza sistemi iyi olmayan demek istiyorum. İyiden kastım, yeterli derecede denetçilere ödül verilmeyen, cezaların da dikkatli şekilde konulmadığı ortamlarda rüşvet ortaya çıkar.

TÜBİTAK'ın size ödül vermeye değer bulduğu şey neydi?

Tabii teorik çalışmalar benim makalelerim. Ama öncelikle uluslararası bir katkı olması için bu çalışmaların belli dergilerde yayınlanması ve belli etkileri ortaya çıkarmış olması bekleniyor akademik camiada. Onların çıktığını görmek jüri için önemli bir gösterge oluyor. Yani bu bilim insanının uluslararası düzeyde bir katkısı olmuştur diyebilmek için.

Rüşvet konusunda daha önce bilmediğimiz ne öğreneceğiz sizden?

Öğrendiklerimin çoğu kendimin ve meslektaşlarımın modellerinden, biraz da saha araştırmalarından. Öncelikle rüşveti kontrol etmek için daha ziyade insan denetçi kullanıyoruz. Ve aslında bu insanları motive etmek özellikle kendileri de rüşvete bulaşabildikleri zaman oldukça zor. Denetçilerin rüşvete bulaşmalarını engellemek isterseniz oldukça yüksek maddi olanaklar sağlamanız lazım onlara. Ki bulaşmasınlar rüşvete, ki bulsunlar rüşveti ortaya çıkartsınlar.

Cebi dolu olanın ahlâkı da yüksek olur gibi bir görüş bu!

Yok, onu söylemek istemiyorum.

Denetçiye yüksek ödül verirsek rüşvet almaz diyorsunuz işte.

Rüşveti önlemek istiyor musunuz? İstemiyorsanız ödül vermeyin. O zaman denetlemeyecektir adam. Siz ödülü olmayan bir işi yapar mısınız? Yani şahsi bir tatmin en azından beklersiniz. Ödül yerine ceza sistemi ile denetçileri motive edeceksek o zaman yeterli derecede rüşvet ortaya çıkaramayanları işten atıp yerine başka bir denetçi koymalı. Bunu şu veya bu sebeple yapamıyorsak, o zaman melekler ordusunun gelip temiz bir denetim yapmasını beklemeyelim. Ödül ve ceza sistemi altında çalışanların işleri risklidir, dolayısıyla temel ücretleri de yüksek olmalı.

Rüşveti denetlemek neden riskli olsun?

Dediğim gibi sizin kullandığınız mekanizma onu riskli hale getirebilir. Eğer ceza verecekseniz adam yakalamadığı zaman işi riskli hale getiriyorsunuz değil mi? En risksiz durum 'sen ne yaparsan yap maaşın bu' dersin. O zaman risksiz bir iş yapıyordur. Ama 'sen iyi denetlemezsen ben seni işten atarım, çok iyi denetlersen de ödül veririm' dersen risk yelpazesi genişliyor. O zaman daha yüksek ve dolgun bir ücret vermeniz lazım. Ama burada çok önemli bir tehlikeden söz etmek gerek. Yani ben rüşveti yakalayacağım diye, ödül alayım diye olmayan yerde rüşvet var diye çıkarım ortaya. Görüyorsunuz işte... Öyle kolay çözümü yok bu olayın.

Özetle sizin yaklaşımınızda yeni olan şey nedir?

Bana yeni gibi gelen olay, rüşveti insan faktörü kullanarak önlemenin maliyetinin sanılandan çok yüksek olduğu. O zaman mümkün olduğunca insani olmayan denetçiler kullanmalı. Kameralar, elektronik ortam gibi. Onlara rüşvet veremezsiniz. Etten kemikten denetçileri rüşvete bulaştırmamanın maliyeti çok yüksektir. Ve bu maliyetini ödemek belki de değmeyebilir.

Hangi durumda? Somut bir örnekle anlayabilir miyiz?

Bunlar daha çok matematiksel modellerden ortaya çıkan sonuçlar olduğu için örnek vermek zor. Diyelim ki başarılı denetçilere parasal ödüller veremiyorsunuz ve aynı zamanda parasal cezaları tahsil etmekte ciddi zorluklarınız var. O zaman "benim memurum işini bilir" deyip denetçileri yakalayacakları rüşvetten pay alarak ödüllendirmek optimal olabiliyor. Yani düşük maliyette kalabiliyor. '50 liralık rüşvet yakalıyorsanız mesela 30 lirasını siz alın, olayı da kapatın gitsin.' Bu az gelişmiş ülkelerde oldukça rastlanan bir olgu. Açıklamak istediğiniz şey niçin devletin denetçileri rüşvete bulaşıyorlar ise bunun bir sebebi de işte kaynakların kıt olmasından dolayı denetçilerin rüşvete bulaşmalarına izin verilmesi, göz yumulması. Devlette mesela maaşların düşük tutulmasının bir açıklayıcı sebebi bu olabilir.

Siz şimdi denetçilerin yakaladıkları rüşvetten pay almasını öneriyor musunuz?

Önermiyorum. Bu optimal olabilir diyorum belli durumlarda. En iyi, yaşamak isteyeceğimiz dünya bu mu? Hayır.

Peki siz nasıl çalıştınız? Türkiye'de rüşvet çarkları nasıl dönüyor? En fazla kullanılan rüşvet nesnesi ne? Hangi bölgelerde, hangi sektörlerde daha yaygın?

Ben o tür çalışmalar yapmadım. Benim çalışmam daha ziyade teorik. Biz iktisatta önce kuramsal olarak konuyu anlamak açısından bir işin modeline bakarız. Çünkü, teori ve model bize nelerin mümkün olduğunu, nelerin olmadığını söyler. Daha sonraki aşamada ilgilenenler saha çalışması yapmak isteyebilirler. Benim yaptığım daha ziyade rüşvet olayının modelini kurmak. Oyun teorisini de kullanırım.

Nasıl?

Herkesin kararlarının herkesi etkilediği ortamlarda ne tür kararlar alacağımızı tahmin etmeye yarayan bir teori, oyun teorisi. Ben bu aracı kullandım rüşvet olayını modellerken. Kim var burada birbirini etkileyecek? Örneğin denetçi ile rüşvet alan, değil mi? Denetçi bilse ki kimse rüşvet almıyor. Boş yere denetlemez. Değil mi? Ama denetim yoksa rüşvet almak tercih edilebilir. İşte burada bir oyun var ve bu oyunun dengesine bakmak lazım. Bu tür modellemelerle teorik açıdan bakıp rüşvet hangi durumlarda ortaya çıkar anlayabiliriz. Tabii rüşvet oyununa müdahale edip işleri değiştirmeye çalışmalıyız olumlu yöne doğru.

Ödül ve ceza sistemi ile mi?

Evet, teşvikleri ve cezaları değiştirerek, sonucun sosyal açıdan belli kriterlere göre muhterem olmasını istiyoruz. Değerli olmasını istiyoruz. Ancak bu oyunu kontrol etmek için de kaynak ayırmamız lazım. Kaynağın maliyeti var. Rüşvet azalacak ve belki bütün kaynaklarımla rüşveti kurutabilirim. Ama o zaman eğitime para ayıramam mesela.

Ödülü kapmak için denetçi kendisi delil icat etmeye kalkarsa ne olacak?

İşte bu önemli bir tehdit. O zaman bir denetçinin yanına bir iki denetçi daha takabiliriz. Alın size biraz daha maliyet. Mümkün değilse o zaman ödülleri sınırlamak gündeme gelebilir.

En iyisi şeffaflık sağlayan elektronik aygıtlar sonucuna mı geliyoruz yine?

Şeffaflık artışı, rüşvete bulaşmayan elektronik denetçiler işin içine girerse, denetçilerin de rüşvete bulaşmasını önleyebilir. Çünkü ben rüşveti yakaladım. Rüşvete bulaşayım mı? Yani onu ihbar etmeyip aldığı rüşveti paylaşayım mı? Ben medyanın da elektronik denetim sistemlerinin etkisi gibi bir etkisi olabileceğini düşünüyorum. Bu söylediklerimi bazı ortamlarda uygulamak mümkün değil ya da çok zor. Örneğin sadece trafik memuru ile sürücünün olduğu ortam neredeyse denetimsiz ve bu nedenle rüşvetin cazibesi yüksek her iki taraf için.

Bu şu demek mi? Her tarafa daha fazla kamera koyalım.

Siz her söylediğimden normatif sonuçlar çıkarıyorsunuz. Ben size böyle olursa şöyle olur diyorum. İlla, istediğiniz oysa koyun o zaman. Ben size koyalım demem. Tabii ki tercih iktidarların, yönetimlerin. Önemli olan alternatifleri ortaya koymak. Ve imkanlarımızı öğrenmemiz. Ondan sonra bizim kendi değer yargılarımız, rüşvetten ne kadar hoşlanmadığımız, ne kadar zarar gördüğümüz ve önlemek için ne kadar kaynak ayırmaya hazır olduğumuz, bunlar üzerine olan tercihlerimiz seçmemiz gereken yolu gösterecektir.

Bunları rakamlar olarak çıkarttınız mı?

Nicelik olarak değil nitelik olarak söyleyebilirim. Rakamsal olarak çıkarmak için belli ortamlarda bunları ölçmeye yönelik eylemlerde bulunmak lazım. Bunu yapmak isterim. Ama yapmanın da kolay olmadığını söyleyeyim. Çünkü rüşvet hakkında veri toplamak öyle kolay bir iş değil. Çünkü rüşvet ve yolsuzluk doğası gereği gizli saklı alışverişlerdir. Hesabı kitabı tutulmaz.

3 katlı evlerin arasındaki 8 katlı bina rüşvetin belgesidir

Rüşvetin belgesi olur mu diye meşhur bir laf var biliyorsunuz.

Biliyorum. Bana doçentlik jürimde bir profesör bunu sorduydu. Rüşvetin belgesi olur. 'Bakarsınız bir yerde üç katlı evler varsa, en fazla müsaade edilen, orada sekiz katlı bir ev varsa o işte rüşvetin belgesidir.' demişti o hocam. Yani bir mahkeme belki bunu bir belge olarak kabul etmeyebilir. Ama o delil olduğuna inanmış.

Şeffaflığın rüşveti teşvik etmesi mümkün mü peki?

Genellikle hayır, ama evet diyebileceğimiz özel durumlar da var. Örneğin üniversite yönetimi derse ki; "Bizim kurumumuz şeffaftır. Af sınavı sorularını şu kişiler hazırlar, bu kişiler de değerlendirir." derse bazıları kime etki yapabileceklerini kolayca öğrenirler. Sonuç daha kötü olabilir. Tabii ki yakalanma olasılığını da artırabilir şeffaflık artışı ama iki tane zıt etki var burada işte.

Rüşvetten yakalanana çok yüksek ceza vermek caydırıcı olur mu?

Olmayabilir. Çok yüksek cezalarla rüşveti teşvik dahi edebilirsiniz. Yirmi liralık cezayı adam cebinden çıkarıp ödüyordur. Ama cezayı altmış lira yapıyorsanız o da yakalandığı zaman on beş lira rüşvetle kurtulurum diyecektir. Suçun işleyene maliyeti yirmi liradan on beş liraya düşmüş oldu. Suçun kendisini de teşvik etmiş olduk bu arada! Ayrıca geliri bin lira olan bir insana 'hız sınırını aştı' diye iki yüz lira ceza yazarsanız bu yüksektir yani. Suç mazur gösterilmez, ama farkında olmadan da hız yapmış olabilir. Ceza miktarları tabii iyice araştırma yapıldıktan sonra belirlenmeli.
NURİYE AKMAN
17 Ağustos 2008, Pazar
Zaman
 
< Önceki   Sonraki >
 
 
 

HAVA DURUMU

NAMAZ VAKİTLERİ

 
MEDYA PAZARI © 2002 - 2009 Tüm Hakları Saklıdır.
Tel: 0212 671 0700 | Fax: 0212 671 0717      iletisim@medyapazari.com