|
Depremler ve inşaatlar ülkesi Türkiye'de her iki kavramın buluştuğu ortak nokta beton. Türkiye'de beton üreticilerinin birleştiği zemin ise Türkiye Hazır Beton Birliği. 1988 yılında kurulan Birlik 100'e yakın üyesi ile Türk ekonomisinin önemli bir yapı taşı. THBB'nin başında ise asıl mesleği doktorluk olan Ayhan Paksoy bulunuyor... Paksoy, Ekonomi Buluşmaları'nın bu haftaki konuğu oldu... 
Sayın Paksoy sektörün genel durumu hakkında neler söyleyebilirsiniz? Genelde inşaat alanında hazır beton daha çok kullanılıyor. Beton sektöründe 2005'ten 2006'ya %50'ler seviyesinde bir artış var. Yeni tesisler sayısında %70'lere varan bir artış oldu. Ama bu artış Türkiye Hazır Beton Birliği'nin çatısı altında olmadı. Genelde dışarıda. Denetimsiz bir dönem yaşıyoruz şu anda. Genelde küçük firmalar. Yatırım yapılacak en kolay sektörlerinden biri hazır beton. Kimse sizden sertifika falan sormuyor. TSE mecburiyeti vardı, 2 sene evvel AB'ye uyum çerçevesinde kalktı. Avrupa'da beton standardına zorunluluk getirmemişler. Ama zaten bu standardın altında iş yapmayı, standardın altında mal almayı aklından geçiren adam yok. Çünkü öyle bir sigorta sistemi var ki bunun arkasında. Böyle bir belgeniz yoksa sizi sigorta etmiyor kimse.
Her sektörde olduğu gibi sizin sektörde de kayıt dışı veya merdiven altı üretim oluyor mu? Şantiye santralleri var. Şehir içinde yer yok ama şehir dışında sıkça rastlıyoruz. THBB, 95'ten beri Avrupa Hazır Beton Birliği'nin üyesi. Ben aynı zamanda Avrupa Hazır Beton Birliği'nin yönetin kurulu üyesiyim. Biz sektörün %40 civarını temsil ediyoruz. Bizim ayarımızda olan bir %30 vardır dışarıda. Üye olmayan ama standart olarak bu kriterlere uyan. Böyle bakarsak %25 ne idüğü belirsiz bir grup var.
Sanırım şu an en büyük sıkıntınız denetim eksikliği? Evet. Maalesef bu konuda adeta içimiz yanıyor... Devlet olarak diyorsunuz ki arkadaş bina böyle yapılır, ruhsat için şunlar lazımdır, böyle de kontrol edilecek. Soru şu; deprem sonunda yıkılan binalar kimin binalarıydı. Bu binaların nasıl yapılacağına kim karar veriyor? Nasıl takip ediliyor? Yıkılırsa bu işimi yanlış takip ediyorum demektir.
Her şeyimizi AB'ye göre ayarlıyoruz. Hazır beton konusunda da böyle değil mi? Ben Türkiye'de yurtdışından taşınan hiçbir şeyin doğru dürüst taşındığını görmedim. Ya her şeyiyle beraber alacak getireceksiniz, her şeyiyle beraber yapacaksınız, öbür türlü deve kuşu gibi bir şey oluyor, yürümüyor.
Peki sivil toplum örgütleri olarak baskı grubu oluşturulması gerekmiyor mu? Bu konuda Hazır Beton Birliği'ne sanırım epey iş düşüyor? KGS diye bir kalite güvence sistemimiz var. Bu kalite güvence sistemine dahil olmayan firmaları biz üye olarak almıyoruz. Ne yapıyor bu KGS? Üniversitelerden, belediye birliklerinden, çimento beton mutehassıslarından, çeşitli sivil toplum örgütlerinden kurulu bir yönetimi var. Bir de icra kurulu var. Bunlar birebir firmaları standartları açısından denetime tabi tutuyorlar. Eğer yanlış bir şey varsa bu sarı kart demektir. Bir ay içerisinde hemen bir ani baskın daha. Yine yanlış varsa kırmızı kart, üyelikten ihraç.
Türkiye'de binalarımızın sicili yok
Dünyadaki en zor işlerden biridir hazır beton. Maydanoz gibi. Ekmek fırınından da kötü. Taze üreteceksiniz ve ürettiğinizi bir iki saat içerisinde şantiyeye teslim edeceksiniz, şartlar ne olursa olsun. Kusura bakma yarın veririm deme şansınız yok, beton bozulur. Sigortacılar çok fazla betoncuları sigorta etmek istemiyorlar. Trafikte çok rahat devrilir beton kamyonları.
Şantiyeye ulaştıktan sonra, betona bakmaları lazım. Çocuk gibi bir şey bu. Boşluksuz bir şekilde kalıplara yerleştirmesi gerekir. Kalıpların doğru olması lazım. Sonra da hava şartlarından korunması lazım. Herkes üzerine düşen işi doğru yaptığı takdirde hiçbir sorun olmaz. Beton Türkiye'de pek sevilmeyen, sudan sonra da dünyada en çok kullanılan sıvı. Bizim başarımız aynı zamanda inşaat sektöründe çalışanların başarısı. İnşaatçılık organizasyon işidir. Yurtdışındaki sigorta sistemiyle bizdeki sigorta sisteminin farklılıkları buradaki sıkıntıları doğuruyor. Biz arabanın sigortasını yapıyoruz. Diyorlar ki 'kaç tane arabanız kaza yapmış.' Ama yurtdışında sizin sicilinizi istiyorlar. Bu arabayı kim kullanacak diye soruyorlar. Ben kullanacağım, tamam sana 10 lira sigorta. Bir de bizim hanım kullanacak, ona 50 lira. Neden, senin hanım yılda 5 tane araba yakmış kardeşim. Yurt dışındaki bakış bu. Bizim burada binalarımızın sicili yok.
Beton asfalttan daha çevrecidir
Beton asfalt kullanımı Türkiye'de yeterli mi? Beton asfalt gerçekten ekonomik mi? Beton, asfalttan daha çevrecidir. Betonun her şeyi doğadan geliyor. İşiniz bittikten sonra geri dönüşümü de var. Ama asfalt petrol ürünü olduğu için ancak bir seferde kullanabilirsiniz. Betonun fiyatının asfalttan daha ucuz olmasının sebebi, çimento yerine petrol türevinin kullanılması asfaltta. Asfalttan taşıyıcı sistemler yapamıyorsunuz. Asfalt ithal malzemedir. Dünyada asfalt ucuz beton pahalıyken, Türkiye'de betondaki büyük rekabetten dolayı beton ucuz. Asfalttan daha ucuza geliyor. Türkiye'de yollar asfalt yerine betondan yapılıyor olsa daha ekonomik, daha uzun ömürlü, daha ucuz yolları daha iyi şartlarda yapabiliriz.
Hemen hemen yerde hazır beton kullanılıyor mu artık? Eskisi gibi sokak ortasında harç yapma kalktı değil mi? Türkiye'de zaten hazır beton kullanmayan yok. Ama bu bir teknoloji. Önemli olan kaliteli hazır beton kullanmak. Dört hammaddeyi karıştırdığın bir teknoloji ama benim bir tesisimde 3 kalite kontrolle ilgili eleman sabahtan akşama kadar uğraşıyorlar. Numunelerle test ediyorlar. Dışarıdan basit görünüyor ama çok ince testlerden geçmesi gerekiyor. Bakıyorsunuz Türkiye'de deprem olmadan da binalar yıkılıyor. Sebebi bu dikkatsizlikler.
Kalite belgesiz üretim yapılıyor
Kalite Denetimsiz Beton Üretiminden Kaynaklanan Haksız Rekabet
Çimento Fiyatlarına Yapılan Zamlar
Yapı Denetim Firmalarının ve Laboratuvarlarının Teknoloji ve Eleman Eksikliğinden Kaynaklanan Yanlış Uygulamaları
Yapı Denetim Firmalarının Etik Olmayan Davranışlarda Bulunması
İnşaat yapımcılarının ve İnşaat Kalfalarının Yanlış Uygulamaları:
-ilave su isteği,
-hatalı beton siparişi,
-düzgün olmayan kalıp kullanımı,
-beton yerleştirilirken vibratör kullanılmaması
-betonun bakımının ihmal edilmesi
Agrega ve Uçucu Kül Sıkıntısı
Agrega Fiyatlarına Yapılan Zamlar
Agrega Üreticilerinde Kalite Sorunları,
Kalite Belgesiz, Standartlara Uygun Olmayan Üretim Yapılması
Transmikserlerin Trafiğe Çıkış Saatlarindeki Aşırı Kısıtlamalar ve Tonaj Tahdidi Uygulamasındaki Sıkıntılar
Kalifiye Eleman Sıkıntısı
Beton Alıcılarının Beton Seçiminde Kalitenin Yerine Fiyatı İlk Unsur Olarak Düşünmeleri
İnşaatlara Kurulan Şantiye Santrallerinin Sebeb Olduğu Kalitesiz Üretim ve Bundan Doğan Haksız Rekabet
Yerel Yönetimlerin, Resmi Kurumların Elle Beton Üretimine Göz Yumması ve Denetim Eksikliği |