Kilo vermenin püf noktaları
26 Şubat 2010 00:45, Cuma
Bahar yaklaştıkça fazla kilolar bedenimize de, ruhumuza da ağır gelmeye başlar. Bugünlerde bu ağırlık daha da artacak.

Özellikle kilolu kadınları ciddi bir hafifleme telaşı saracak. Bu telaşı doğru çözümlerle sonuçlandırmak istiyorsanız, bazı noktalara dikkat etmenizde fayda var.

Birinci nokta, ne kadar kilo fazlalığınız olduğunu belirlemeniz, ne oranda kilo kaybının sizi rahatlatacağını öğrenmenizdir. Eğer kilo fazlanız çok değil ve 3-5 kilo yağ birikimi ile sınırlıysa, ayrıca sağlıklı ve genç biriyseniz, kalp damar hastalığı, hipertansiyon, şeker hastalığı gibi bir sorununuz yoksa probleminizi daha çok kozmetik bir sorun olarak görebilir, işe doğrudan bir beslenme uzmanından başlayabilirsiniz. Beslenme uzmanı sadece kalori kısıtlaması ile sorununuzu 3-5 hafta içinde çözecektir.

DOKTOR NE ZAMAN GEREKİYOR?

Kilo fazlalığı sorununuz biraz abartılı noktalara ulaşmışsa, mesela ideal ağırlığınızın yüzde 10’unu geçmişse, kişisel sağlık hikâyenizde kilo problemi her zaman söz konusu olmuşsa, tiroit bezi tembelliği, şeker hastalığı, hipertansiyon, kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği ve benzeri herhangi bir sağlık sorununuz varsa, depresyon ve diğer psikolojik bozukluklar nedeniyle ilaç kullanıyorsanız ya da yaşınız 50’yi geçmişse, kısacası “altı çizilmesi gereken herhangi bir sağlık sorununuz ya da riskiniz varsa” çözüm için tıbbi bir yardım almanız gerektiği, yani bir doktorla görüşmenin zorunlu olduğunu aklınızdan çıkarmayın.

Özellikle 60 yaş üzerindeyseniz, hamile ya da emziren bir anneyseniz, diyabet, tansiyon, kalp hastasıysanız, kilo programının mutlaka doktor kontrolünde uygulanması gerekir.

Eğer kilo fazlalığı sorununuz göbek-karın bölgesi genişlemesi ile birlikteyse, aile mirasınızda şeker hastalarının, hipertansiyonluların sayısı çoksa, hipoglisemiyi düşündüren şikâyetleriniz varsa sorunun çözümü yine tıbbidir ve mutlaka doktor denetimi altında kilo kaybı programı gerektirir.

DESTEKLEYİCİ TEKNİKLER ETKİLİ Mİ?

Kilo kaybederken sağlığa zarar vermemek, çok önemli bir noktadır. Dikkatsiz, kişiye özel hazırlanmayan bazı “paket programlar”ın ve bilimsel olarak etkinliği (ve zararsız olduğu) kanıtlanmamış birtakım uygulamaların (gebe kadın hormonu enjeksiyonları, karboksiterapi, ozonterapi gibi teknikler) sağlığı riske edebilmesi ihtimali vardır.

Tıp bilimi tarafından onaylanmamış bu tür önerilerden özellikle genç biri değilseniz uzak durmanızı tavsiye ederim.
Kişiye özel bir kalori kısıtlaması programı yapılmadan, bu program yapılırken o kişinin genel sağlık durumu, beslenme alışkanlıkları, işi, yaşı ve diğer noktalar dikkate alınmadan hazırlanacak sıradan bir zayıflama programının başarılı olması, en azından uzun dönemde kalıcı bir çözüm sağlaması mümkün değildir.

Ozon terapi, karboksi terapi, lenfatik drenaj veya ultrasonik dalgalarla yapılan uygulamalara tümüyle karşı değilim. Bu uygulamalar bilimsel bir programa destek amacıyla uygulanıyor olsalar bile sorunun temel çözümü “kalori kısıtlaması+aktivite artırılması+temelde yatan bedensel ve psikolojik problemlerin çözümlenmesi” üçlemesinden geçmektedir. Üstü teferruattır. Olsa da olur, olmasa da...

DESTEKLER FAYDALI MI?

Çok önemli bir hatırlatma daha yapmak istiyorum. Kilo kaybı programlarında kullanılan karnitin, CLA, yeşil çay özleri, kromium pikolinat ve benzeri desteklerin etkileri sınırlıdır.

Bu destekleri zaman zaman kliniğimizde biz de kullanıyoruz ama kilo vermede etkilerinin sınırlı olabileceğini ve daha ziyade genel sağlık yararları amacıyla tavsiye ettiğimizi mutlaka belirtiyoruz.

Ekonomik sorunu ya da imkanları sınırlı olan fazla kilolu birinin kilo kaybı açısından etkisi ölçülemeyecek kadar küçük olan bu pahalı destekleri kullanmaları gerekmez.

Özellikle içeriğinden emin olmadığınız bazı destekleri kullanmamanızda fayda bile olabilir. Çünkü çoğunun içinde sağlığa zararlı bazı maddeler bulunduğu sonradan yapılan incelemelerle anlaşılabiliyor. Konunun diğer boyutlarını yarın yazacağız. 

(Prof. Dr. Osman Müftüoğlu/Hüriyet)