|
Ankara Ticaret Odası’nın (ATO) hazırladığı “Ara Malı İthalatında Kimin Pazarıyız” raporuna göre, geçen yıl yapılan 139.5 milyar dolarlık toplam ithalatın 99.6 milyar dolarını ara malları ithalatı oluşturdu. ve ithalata harcanan paranın yaklaşık yüzde 70’i ara mallarına ödendi.

ATO'nun raporuna göre, Türkiye, işlem görmüş veya görmemiş ara malı olarak sanayi hammaddeleri, yakıt ve yağlar, yiyecek ve içecek, yatırım mallarının aksam ve parçaları ile taşımacılık araçlarının aksam ve parçaları adı altında sanayi, madencilik ve tarım sektörü ürünleri ile atık ve hurda ithal ediyor. Türkiye’nin 1997-2006 yıllarında ara malı ithalatının yarısı 7 ülkeden sağlandı. En çok ara malı Rusya Federasyonu, Almanya, İtalya, ABD ve Fransa'dan ithal ediliyor. 1997 yılında ilk 7 ülke içinde bulunan İngiltere ve Hollanda’nın yerini geçen yıl İran ve Çin aldı.
-ÇİN, İRAN VE RUSYA YÜKSELİŞTE-
Raporda, son 10 yılda Türkiye’nin ara malı ithalatında Çin, İran ve Rusya’nın payının belirgin ölçüde arttığına dikkat çekilerek, “Ara malı ithalatının içinde 1997 yılında 18. sırada yer alan Çin, ihracatını yüzde 830 artırarak, ara malı pazarında geçen yıl 5. sıraya yükseldi. Çin, toplam ithalat içinde de 3. sıraya yerleşti.
1997 yılında 630 milyon dolarlık satış ile ara malı ithalatda 14. sırada yer alan İran ise son 10 yılda satışını yüzde 790 artırarak 2006 yılında 3. sıraya çıktı. Rusya Federasyonu da aynı dönemde Türkiye’ye ara malı satışını yüzde 720 artırdı. 1997 yılında 4. sırada yer alan Rusya, 2006 yılında ilk sıraya yerleşti. 2006 yılı itibariyle, ara malı pazarımızın yüzde 18’i Rusya’nın elinde bulunuyor” denildi.
-HAM YAKIT VE YAĞ PAZARI BÜYÜDÜ-
Rapora göre, Türkiye’nin ara malı ithalatında son 10 yılda yüzde 200’ün üzerinde artış gerçekleşti. İthalatı en fazla artan ürün yüzde 426 ile işlem görmemiş yakıt ve yağlar oldu. Bunun yaklaşık yüzde 80’ini ham petrol ve doğalgaz, yüzde 20’sini ise taşkömürü oluşturuyor. 1997 yılında işlem görmemiş yakıt ve yağlar pazarının yaklaşık beşte biri Suudi Arabistan’ın elindeyken 2006 yılında hakimiyet Rusya’ya geçti. 1997 yılında işlem görmemiş yakıt ve yağlar pazarından sadece yüzde 6 pay alan Rusya, 2006 yılında yüzde 48 ile pazarın neredeyse yarısını eline geçirdi.
-İŞLENMİŞ HAMMADDE PAZARI-
Raporda, Türkiye’nin ara malı olarak kullanılmak üzere en fazla sanayi için “işlem görmüş hammadde” aldığı ve son 10 yıldır ara malı ithalatının yaklaşık yarısını bu ürünlerin teşkil ettiği belirtildi.
Raporda, en fazla ithal edilen işlenmiş hammaddelerin altın ve bakır katotlar gibi “ana metal sanayi ürünleri”, sıcak mamul demir, çelik rulo gibi “demir çelik ürünleri” ve PVC gibi “sentetik kauçuk ve plastik hammaddeler” olduğu kaydedildi.
Almanya’nın işlem görmüş hammadde pazarında birinciliği kimseye kaptırmadığına dikkat çekilen raporda, “1997 ve 2006 yıllarında Almanya’dan yapılan ara malı ithalatının yüzde 60’ına yakınını sanayi için işlem görmüş hammaddeler oluşturdu. 1997 yılında pazarda Almanya ilk 3 için İtalya ve Fransa ile yarışırken, 2006 yılında Rusya ve İsviçre’nin soluğunu ensesinde hissetti. Son 10 yılda sanayi için işlem görmüş hammaddelerde ithalatımızın en fazla artığı üç ülke Çin, İsviçre ve Rusya oldu” denildi.
-ÇİN YÜKSELİŞTE-
Çin’in sanayi üretiminde kullanılan işlenmiş maddelerdeki pazar payını büyük bir hızla artırdığı ifade edilen raporda, Türkiye’ye 1997 yılında sadece 287 bin dolarlık sanayi için işlenmiş ürün satan Çin’in, satışını “10 yılda 10 kat” artırarak on üçüncü sıradan beşinci sıraya yükseldiği belirtildi.
İsviçre’nin satışını 8 kat artırarak söz konusu pazarda on birinci sıradan üçüncü sıraya yükseldiği dile getirilen raporda, Rusya’nın da pazar payını 4 kat artırarak beşinci sıradan ikinci sıraya çıktığı kaydedildi. Buna göre, geçen yıl Çin ve İsviçre’nin ilk 7 ülke içine girdiği, ABD ve İngiltere’nin pazar paylarının azalarak ilk 7 ülke liginin dışına çıktığı ifade edildi.
-YATIRIM MALLARI AKSAMINDA DA ALMANYA BİRİNCİ -
Rapora göre, sanayi için işlem görmüş hammadde pazarında birinciliği elinde tutan Almanya, “yatırım mallarının aksam ve parçaları”nda da ağırlığını hissettirdi. TV alıcı, büro, muhasebe ve bilgi işlem makineleri, radyo ve TV vericileri, telsiz, uzaktan kumanda cihazı, pompa, musluk ve vana gibi ürünleri içeren bu grupta da Almanya’nın yıllardan beri birinciliği sürüyor ancak pazar payı gittikçe azalıyor. Çünkü Çin bu pazarda da payını artırarak, dokuzuncu sıradan ikinciliğe yükseldi. Türkiye, son 10 yıldır Çin’den ara malı olarak en çok sanayi için işlem görmüş hammadde, ikinci olarak da yatırım mallarının aksam ve parçalarını alıyor.
-İHRACATÇI SEKTÖRÜN ARA MALI İTHALATI-
Türkiye’nin ihracatının içinde “motorlu kara taşıtları ve römork sektörü”nün birinci sektör konumunda bulunduğu belirtilen raporda, taşımacılık araç ve gereçlerinin aksam ve parçaları ithalatının da artığı bildirildi. Raporda şöyle denildi:
“Taşımacılık araç ve gereçlerinin aksam ve parçaları ithalatında da Almanya birinci sırada yer alıyor. 1997 yılında Almanya’yı ABD, İngiltere, İtalya, Japonya, Fransa ve İspanya takip ederken, 2006 yılında ABD ilk 7 liginden çıktı, Güney Kore girdi. Geçen 10 yılda taşımacılık araçlarının aksam ve parçalarının Türkiye’ye satışını en çok artıran ülkeler Güney Kore ile İspanya oluyor. Her iki ülke de 2006 yılında, 10 yıl öncesine göre satışlarını 6 kattan fazla artırdı. Bu artışlarla İspanya’nın pazardaki payı yüzde 3.4’den yüzde 6.9’a , Güney Kore’nin payı da yüzde 2.7’den yüzde 5.4’e çıktı.
Sözkonusu pazarda ikinci büyük artışı Fransa gerçekleştirdi. 1997 yılında Fransa’dan 242 milyon dolarlık ürün alırken, 2006 yılında 1.4 milyar dolarlık ürün aldık. Fransa bu artış ile taşımacılık araç ve gereçlerinin aksam ve parçaları pazarındaki payını yüzde 8.9’dan yüzde 16.3’e çıkardı.”
-ATO BAŞKANI AYGÜN-
ATO Başkanı Sinan Aygün, ihracat ile ithalat arasındaki makasın açılmasının dış açığı büyüttüğünü belirterek, “İthal ara mallara olan bağımlılığımız cari açığı azdırıyor. Türkiye ekonomisinin bıçak sırtında yürümesine neden olan cari açığı azaltmak için ithal ara mallara olan bağımlılığımızı azaltmak zorundayız” dedi.
Düşük döviz kuru nedeniyle Türkiye’de üretilebilen sanayi ürünlerinin bile dışarıdan alındığını bildiren Aygün, “Ara malı ihtiyacının ithalat ile karşılanması yüzünden yurtiçinde ara malı üretenler, özellikle de KOBİ’ler zarar görüyor” diye konuştu.
Aygün, şöyle devam etti:
“Batı ülkelerinin yanısıra, çok büyük ölçeklerde yatırım yapan ve ileri teknoloji kullanan Çin ve Güney Kore gibi Uzakdoğu Asya ülkelerinin de ara malı ithalatımızdan aldıkları pay sürekli artıyor. Sanayimizin ithalata bağımlılığının azaltılması için gerekli politikalar bir an önce uygulanmalı. Ara malı üretiminin yurt içinde gerçekleşmesi ile hem katma değer artacaktır, hem de işsizliğin önüne geçilebilecektir. |