|
İstanbul Sanayi Odası'nın 500 büyük sanayi kuruluşu listesine giren sanayi kuruluşları, teknoloji geliştirmede sınıfta kaldı. İSO'nun önceki hafta açıkladığı 'İSO 500' 2006 listesine girmeyi başaran 500 sanayi kuruluş arasında sadece 88'i patent sahibi. Kalan 412 sanayi kuruluşunun ise hiç patenti yok. Türk Patent Enstitüsü (TPE) verilerinden sağlanan sonuçlara göre, sanayi kuruluşlarının Türkiye'de yeni teknoloji geliştirme ve üretmede isteksiz olduğu görülüyor.
.jpg)
Buna göre, ISO 500'de art arda şampiyon olan Tüpraş tam bir patent fakiri. Geçen yıl 18 milyar 673 milyon 722 bin 100 YTL'lik üretimden satış yapıp, karlılık ve ihracat şampiyonu olan Tüpraş'ın hiç patenti yok. Listenin 3'üncü sırasında bulunan EÜAŞ de patentsiz kuruluşlar arasında. Listede, dördüncü sırada bulunan Toyota da patent sayısında sıfır çekerken, 5'inci sıradaki Oyak Renault'un yalnızca 2 patenti bulunuyor. Listenin 7'nci sırasında bulunan Ereğli Demir Çelik 1 patente sahipken, 8'inci sıradaki Vestel Elekronik de sıfır patentli sanayi kuruluşları arasında yerini alıyor. Buna karşılık, 500 Büyük sanayi Kuruluşu arasında 10'uncu sıraya yerleşen Aygaz 22 patent ile rakiplerinin oldukça önünde. ISO 500'deki kuruluşlar arasında en çok patent sahibi ise Arçelik. Listenin 6'ncı sırasında yer alan Arçelik'in 280 patenti bulunuyor. Listenin 16'ncısı Beko'nun ise 22 patenti var. Beyaz eşya sektöründe yer alan ve İSO 500'de 24'üncü sırada bulunan BSH Ev aletlerinin hiç patenti bulunmazken, 27'nci sıradaki Vestel Beyaz Eşya ise 25 patente sahip.
İhracatın lokomotifi otomotiv patent fakiri
En büyük sanayi kuruluşları sıralamasında ilk 10'a girmeyi başaran otomotiv şirketleri arasında da patent sayısı yetersiz. Yabancı ortaklarla kurulan ve teknolojiyi transfer ederek yoluna devam eden 18 üreticiden 6'sının hiç patenti yok. Özellikle otomotiv gibi yüksek teknoloji gerektiren alanlarda pataent sayısının az olması, yabancı ortağın teknolojiyi dışarıda geliştirip Türkiye'deki şirkete kiralama yoluna gitmesine dayanıyor. Otomotivde en fazla patente sahip olan şirket ise Ford Otomotiv. Üretimden satış rakamında 5 milyar 605 milyon 701 bin 61 YTL' ile ikinci sıradaki yerini koruyan Ford Otomotiv'in 44 patenti bulunuyor. Koç Grubu'nun yüzde 41.04 ve Ford Motor Company'nin yüzde 41.04 ile eşit ortaklık payına sahip olan Ford Otosan'ın yüzde 17.92'si halka açık. ISO 500'ün 4'üncüsü olan ve Adapazarı fabrikasındaki hisselerin yüzde 90'ı Toyota Motor Europe (TME) ve yüzde 10'u ise Japon Mitsui & Co.Ltd. şirketine ait olan Toyota'nın da Türkiye'de hiç patenti bulunmuyor. Bursa'da üretim yapan ve ISO 500'ün 5 numarası olan Oyak Renault'nun ise Türkiye'de 2 patenti var. Bursa fabrikasında Oyak'ın yüzde 51, Renault'nun yüzde 49 payı bulunuyor. ISO 500'de 15'inci sırada yer alan ve İstanbul Hoşdere ve Aksaray'da üretim yapan Mercedes BenzTürk'ün de Türkiye'de hiç patenti yok. Yine Türkiye'de yabancı ortaklıkla kurularak, üretim yapan bir diğer otomotiv şirketi ise Hyundai Assan. ISO 500'de 25'inci sırada yer alan Hyundai Assan'ın patent sayısı sıfır. Kibar Holding ortaklığı ile kurulan Hyundai Assan'ın İzmit fabrikasında Güney Koreli ortağın payı yüzde 70. Listede 32'nci sırada yer alan ve üretimini İzmir'de yapan BMC'nin de patenti bulunmuyor. ISO 500'de 66'ncı sırada olan ve üretimini Adana'da gerçekleştiren Temsa'nın patent sayısı ise 14. Listede 105'inci sırada yer alan ve yüzde 100'ü yabancı sermaye olan Honda Türkiye'nin de patenti yok. ISO 500'de 127'inci olan Otokar'ın 14, 144'üncü sıradaki Karsan'ın ise 1 patenti bulunuyor.
Türk şirketleri patenti gözde büyütüyor
Türk sanayinin kendini kandırdığını ve teknoloji transferi ile yoluna devam ettiğini söyleyen uzmanlar, "Yerli sanayi kendi teknolojisini üretsin, yabancı bağımlılığı azalsın" görüşünü savunuyor. Türkiye'de alınan yaklaşık 3 bin patent olduğu ve bunların 2 bin 400'ünün yabancılar tarafından alındığı belirtiliyor. Türkiye'de yılda yapılan patent başvurusu ise 500-600 civarında. Türkiye'de patent alma sayısındaki düşüklüğün bir bilinçlenme sorunu olarak değerlendiren Destek Patent Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yamankaradeniz, "Patent alımı gözde çok büyütülüyor. Dünyayı değiştirecek bir şey olmak zorundaymış gibi zannediliyor. Oysaki patentin temel amacı teknik bir sorunun çözümüdür. Bir diğer sebep patentin, daha doğrusu fikri mülkiyetin kişi ya da kuruluşa sağlayacağı faydaların tam anlaşılmamış olmasıdır. Her şey bir tarafa, aldığınız patent belgesi ile o yenilik üzerinde 20 yıl boyunca tek söz sahibi sizsiniz. Bir çeşit tekel bile denilebilir. Özetle bir bilinç sorunu var. Özellikle Türk Patent Enstitüsü'nün kurulduğu 1995 yılından bu yana ülkemizde patent sayılarında artan bir ivme söz konusu ama yeterli değil tabii" dedi.
Teknoloji geliştirmenin maliyetine de değinen Yamankaradeniz, "Bu aslında hangi sektörde nasıl bir teknolojinin üzerinde çalışıldığına bağlı. Ancak sanayicilerimize bir sır vereyim. Dünyadaki teknik bilginin yüzde 80'i patent dokümanlarında mevcut. Amerika'yı yeniden keşfetmesinler Ar - Ge faaliyetlerine başlamadan önce o konudaki tüm patentleri inceleyerek, sektörün durumunu görebilirler. Böylece gereksiz kaynak harcamazlar. Dünyada klasik Ar - Ge yerine patent tabanlı Ar - Ge çalışmaları hızla gelişiyor. Bu şekilde çok hızlı ve verimli sonuç alınabiliyor. Biz bu konuda kendilerine yardıma hazırız" dedi.
Patent bir bilinç sorunu
Patent sayısının düşük olmasının başlıca nedeni ise buluşun, patentle korunabileceği bilincinin yetersizliği olarak açıklanıyor. Bir diğer neden ise patent alımının gözde çok büyütülüp, patent almak için, "buluşun, dünyayı değiştirecek nitelikte olması gerekiyor" diye düşünülmesi. Oysa, çok basit ve pratik işler için de patent alınabiliyor. Hatta patent alındıktan sonra buluş, kiraya da verilebiliyor. Öyle ki yıllık kirası 100 - 150 milyon dolara kadar ulaşan patentler var. Örneğin Kutu Cola'da açma kapağını bulup Cola'ya satan kişi, her tık başına para alıyor. Postit'in 60'lı yıllarda ulaştığı patent kira gelirinin 8 milyon dolar olduğu belirtiliyor. 2003'de IBM lisans geliri olarak 3 milyar dolar gelir sağlarken, Philips'in gelirinin yüzde 17'si patent kirasından oluşuyor. Patent alımı için devlete ödenen kanuni harç ise 25 ile 45 YTL arasında. Onun dışında bir saklama kabı için danışman firmaya bin - bin 500 YTL ödenirken, ciddi teşvik sistemleri de bulunuyor. KOSGEB ve TÜBİTAK, buluş, patent belgesine bağlandıktan sonra maliyetinin tamamını karşılıyor.
Arçelik'in buluşları
2006/04993 Defrost yöntemi ve bunu kullanan bir soğutma cihazı
2006/06459 Suyun taşması önlenen bir yıkama makinası
2007/01165 Bir pişirici cihaz kapısı
2007/00301 Kaplama malzemesi ve bu kaplama malzemesinin kullanıldığı bir fiber optik sensör
2000/02409 Buzdolabı için bir saklama kabı.
2000/03574 Tahliye pompası sesi azaltılmış çamaşır yıkama makinesi
Ford Otomotiv'in buluşları
2005/01088 Ağır hizmet dizel motorları için piston.
2005/03957 Yedek lastik taşıma mekanizması.
2007/01612 Geliştirilmiş bir yağ jeti içeren bir motor |