|
|
|
|
|
|
DIŞ BASIN
|
08 Mart 2010 07:39, Pazartesi |
İngiliz Economist dergisi Türkiye'nin 'soykırım' öfkesinin, tasarının genel kurula taşındığı takdirde yatışabileceğini yazdı
İngiliz Economist dergisi, ABD Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesinde kabul edilen 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarını içeren tasarının ancak genel kurula taşınmaması halinde "Türkiye’nin öfkesinin yatışabileceğini", daha önce olduğu gibi bu tasarının da Temsilciler Meclisinin gündemine gelmeyebileceğini yazdı. |
|
|
|
|
08 Mart 2010 07:38, Pazartesi |
|
Newsweek dergisi, son sayısında Türkiye'deki gelişmeleri "Ordu Yenildi" başlıklı analizinde değerlendirirken, "ABD'nin İslamcıları selamlaması" gerektiğini savundu. Ordunun Türk siyasetinde belirleyici bir güç olmaktan çıkmasının, Türkiye'nin olgun demokrasiye dönüşmesi yolunda "hayati" bir adım oluşturduğu görüşünü de öne sürdü. Buna karşın dergi, "Ancak paradoks şu ki daha demokratik bir Türkiye, daha Avrupa yanlısı, veya daha Amerika yanlısı bir Türkiye anlamalı gelmiyor. Ve iktidardaki Ak Parti'nin gücüne son büyük engel ortadan kalkmasından sonra Türkiye'nin muhafazakar Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, daha İslami bir Türkiye vizyonunu uygulamada özgür olacak" yorumunu da yaptı. |
|
|
|
|
30 Ekim 2009 09:40, Cuma |
Araplar, AB'nin geri çevirdiği Türkiye'nin Ortadoğu'ya dönüşünü hem korku hem de umutla izliyor. 'Türk oryantalizmi', 'Fars oryantalizmi'nin aksine daha meşru yolları kullanırken Suriye'den de büyük yardım alıyor.
|
|
|
|
|
31 Mart 2009 08:47, Salı |
Dünya basını, pazar günü Türkiye'de yapılan yerel seçimlerin sonuçlarına geniş yer verdi. AK Parti'nin seçimlerden birinci çıkarak seçmen desteğini tazelediğini kaydeden uluslararası basın, buna rağmen iktidar partisinin oy kaybettiğine dikkat çekti.
Haberlerde, AK Parti'nin 2002 yılında iktidara gelmesinden bu yana ilk kez seçmen desteğinde kayıp yaşadığı ifade edilirken, buna rekor düzeye ulaşan işsizlik ve ekonomik krizin yol açmış olabileceği yorumları yapıldı. Haberlerde seçim sırasında meydana gelen şiddet olaylarına da değinildi.
|
|
|
|
|
29 Temmuz 2008 14:00, Salı |
İngiliz gazetesi Financial Times, başyazısında Türkiye için “Ulusal felaketin eşiğinde" ifadesini kullandı. AKP’nin kapatılması halinde kaos yaşanacağını öne süren gazete, ülkede laik elitin kumar oynadığını iddia etti.
|
|
|
|
|
19 Temmuz 2008 19:44, Cumartesi |
|
Anayasa Mahkemesi'nin AK Parti'ye yönelik kapatma davası konusunda vereceği karar merakla beklenirken, dünya basını hukuki açıdan davayı sorgulayan ve demokrasi uyarıları yapan yayınlarını artırdı. |
|
|
|
|
13 Mayıs 2008 08:47, Salı |
Amerikan Time dergisi ABD’nin İran İslam Cumhuriyetinin Irak’a müdahale ettiği doğrultusunda belgelerinin şüpheli olduğunu yazdı.
Time, ABD'li yetkililerin yıllarca İran'ı suçladığını, Tahran'ın askeri, eğitim ve para desteği verdiği gruplarla Irak'ta güvenliği bozduğunu iddia ettiğini ama bu konuda sağlam belge ve kanıtların bulunmadığını, Bağdat ve Washington yetkililerinden bu konuda tezlerini güçlendirecek belgelerin sunulmadığını belirtti.
|
|
|
|
|
09 Mayıs 2008 08:48, Cuma |
Washington Post’un tanınmış köşe yazarı David Ignatius, Türkiye’nin ABD’nin yardımı ile İsrail ile Suriye arasında bir köprü kurabilmesi halinde Ankara’nın Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşünden bu yana ilk defa Arap dünyasına sağlam bir biçimde bağlanacağı yorumunu yaptı.
|
|
|
|
|
02 Mayıs 2008 23:57, Cuma |
İngiliz The Economist dergisi, CHP lideri Deniz Baykal için "teflon" nitelendirmesinde bulundu.
Dergi, bu haftaki sayısında, "Etkisiz muhalefet" başlığı altında CHP'ye ilişkin bir habere yer verdi. Dergi, 22 Temmuz seçimlerine gidilirken Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın seçimleri kazanamaması halinde AK Parti'nin liderliğinden ayrılacağını söylediğini ve CHP lideri Deniz Baykal'ın da Rodos'a kadar yüzeceğini söylediğini hatırlattı.
|
|
|
|
|
28 Nisan 2008 08:06, Pazartesi |
|
ABDULLAH ALİ ULYAN
AKP'nin son seçimlerdeki büyük yükselişi ve Abdullah Gül'ün Türkiye cumhurbaşkanlığını teslim alma başarısı sonrası, Türkiye'deki köktenci laik güçler partiyi kuşatma altına alma, kapatma ve liderlerini siyasetten men etme talebiyle demokrasinin içini boşaltmak için harekete geçmeye başladı.
AKP'ye yönelik suçlamalar doğru değil. Zira AKP ne cumhuriyet rejimine ne de yürürlükteki anayasaya düşman oldu. Fakat laik köktenciler Türk seçmeni kendilerine oy vermeye ikna edemedi. AKP seçilince de çıldırdılar ve Anayasa Mahkemesi'ni, partinin demokratik meşruiyetine karşı laiklik karşıtlığı gerekçesiyle darbe yapmanın kılıfı olarak kullanmaya çalıştılar.
Gerçekten de, bazı laiklerin AKP'ye yönelik muhalefeti ve partinin yasaklanması talebi anayasaya açıkça aykırı. Türkiye'de bütün devlet kurumlarını bu anayasa yönetiyor. Peki bu ret niçin? Ordunun ve bazı laik çevrelerin, anayasaya bağlı sivil bir siyasi partiyi seçimler yoluyla siyasi tercihlerini sunma imkânından uzaklaştırma girişimi, yasal ve demokratik sayılır mı? Anayasal sistemle uyuşur mu?
Şu an Türkiye'de, halk desteği en geniş partiyle, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın elde ettiği büyük ekonomik ve siyasi başarı sonrası konumlarını ve desteklerini kaybeden bazı aşırı laik partiler arasında siyasi bir çekişme yaşanıyor.
Bu nedenle, Erdoğan başarılı olduğu zaman bazı laik siyasiler, uzaklaştırma, yasaklama veya ordu aracılığıyla tehdit yöntemine başvurdular. AKP'nin laik anayasayı ihlal etmemesine rağmen, bu ilkeler laik demokrasiye aykırı bir yöntemle siyasi kazanımlar elde etmenin aracı oldu. Oysa 'laiklik olmadan demokrasi olmaz' diyorlardı. Bu laikliği koruduklarını iddia edenler, laikliğin kurallarını ve kurulu sistemini ihlal ediyor.
Laiklik bir ıslah hareketi değil; kurulu düzenin dayattığını meşrulaştıran fırsatçı bir düşünceye daha yakın. Buna kanıtsa, Kemalist Türkiye'deki laikliğin Avrupa laikliğine benzememesi. ABD'deki laiklik de Rusya ve Doğu Avrupa'dakine benzemiyor; Britanya'daki laiklik Fransa'daki laiklikten farklı. Pek çok örnek var.
|
|
| | Toplam 52 haberden 1 - 10 arası gösteriliyor |
|
|
|
|
|
|
|
|