|
|
|
|
|
|
Mavi altının değeri artıyor |
|
|
|
08 Mayıs 2008 12:02, Perşembe |
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin, iklim değişiminin dünya üzerindeki etkilerine dikkat çekmek amacıyla düzenlediği “Küresel Isınma Kurultayı”, konuşmacıların çarpıcı açıklamalarına sahne oldu.
5. Dünya Su Forumu Genel Sekreteri Prof. Dr. Oktay Tabasaran Küresel Isınma Kurultayı’nda, 16- 22 Mart 2009 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirilecek olan 5. Dünya Su Forumu’nun ilk teması olan “Küresel Değişimler ve Risk Yönetimi” konulu bir konuşma yaptı. Tabasaran, daha şimdiden kendisinden “mavi altın” olarak bahsettiren suyun değerinin hızla yükseleceğine kesin gözüyle bakıldığını söyledi.
“Suyu akıllı kullanalım”
Prof. Dr. Oktay Tabasaran Türkiye’de, gelecekte su sıkıntısı çekmemek için neler yapılabileceğini şöyle sıraladı:
“Türkiye’de su sıkıntısı çekmemek için önlemler almamız gerekiyor. Ülkemizdeki su kaynaklarından daha akıllıca faydalanacağız, kirletmeyeceğiz; tarımda, sanayide, evlerimizde daha az su ile hayatımızı sürdürmeyi öğreneceğiz; gerektiğinde suyu bol bulunduğu bölgeden, kıt olduğu bölgeye ekonomik araçlarla nakledeceğiz, bunu yaparken kendi tecrübelerimizin yanında başka ülkelerin tecrübelerinden de yararlanacağız, yeni yöntemler öğreneceğiz, geliştireceğiz ve uygulayacağız. Türkiye’nin su zengini olmadığını biliyoruz. Şu anda kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı yılda 1600 m3 civarında. Artan nüfus, sanayinin büyüyen ihtiyaçları, yükselen hayat standardı ve iklim değişikliği bu miktarı önümüzdeki yirmi/otuz yıl zarfında aşağıya, yani yılda kişi başına 1000 m3 seviyesine çekecek.”
5. Dünya Su Forumu önemli açılımlar getirecek
Küresel iklim değişikliğine bağlı olarak güçlenen bilinçlenme, su sorunun dünya gündeminde daha fazla yer almasını sağlıyor. Dünya Su Konseyi tarafından her üç yılda bir farklı ülkelerde düzenlenen Dünya Su Forumu da, dünyanın su gündeminde önemli bir yere sahip. İstanbul, 16- 22 Mart 2009 tarihleri arasında 5.’si düzenlenecek olan Dünya Su Forumu’na ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.
5. Dünya Su Forumu Genel Sekreteri Prof. Dr. Oktay Tabasaran, konuşmasında foruma Türkiye’nin ev sahipliği yapmasının önemine de değinerek şunları söyledi:
“1997’de Marakeş, 2000’de Hollanda, 2003’te Japonya ve 2006’da Meksika’dan sonra, dünyanın en büyük su zirvesi olan 5. Dünya Su Forumu, 16- 22 Mart 2009 tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenecek. Forum, ‘Sürdürülebilir Kalkınma için Su Temini’ ve ‘Suya Dayalı Kalkınma için Gerekli Mekanizmalar’ olmak üzere iki ana konuya dayanıyor. Doğu’yla Batı’yı, Kuzey’le Güney’i birleştiren İstanbul, Mart 2009’da zengin ile fakiri, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri, gençleri ve yaşlıları daha doğrusu tüm farklıları yakınlaştırmayı hedefliyor. Forumun bir özelliği de sadece 2009 yılında bir haftayı değil, iki yıllık bir hazırlık sürecini kapsamasıdır. Avrupa, Asya-Pasifik, Amerika ve Afrika bölgelerinde 5. Dünya Su Forumu’na hazırlık amacıyla kongre ve toplantılar başlamış bulunuyor. Herkesi 5. Dünya Su Forumu’nun bir parçası olmaya davet ediyorum”
“Hayat su, su hayat demek”
Konuşmasında, dünyada zaten eşit olarak dağılmamış olan kullanılabilir su miktarının bazı coğrafyalarda azalacağına dair tahminlere dikkat çeken 5. Dünya Su Forumu Genel Sekreteri Prof. Dr. Oktay Tabasaran şunları söyledi:
“Su herkese gerekli; hayat su, su hayat demektir. Suyun pek çok işlevi var: Denizlerde, akarsularda, göllerde içinde canlılar yaşıyor, tarımda kullanıyoruz, içme suyu olarak harcıyoruz, atıkları def etmekte gücünden, elektrik üretiminde enerjisinden faydalanıyoruz; su temizlik ve ulaşımda da göz ardı edilemeyecek bir rol oynuyor. Dünyadaki tatlı su miktarı sadece yüzde 3’lük bir kısmı kapsıyor ve sadece yüzde 1’i içme suyu kalitesine haiz. Küresel çerçevede tarım bu suyun yüzde 70’ini harcıyor, endüstri ise yüzde 20’sini. Buna karşın dünyada 2 milyar insan su sıkıntısı çekiyor ve 200 milyon insan sağlıklı suya ne yazık ki sahip değil. Bu nedenle yılda 2 milyon insan hayatını kaybediyor. Yerkürenin bütün kıtalarında ise, iklimin daha çabuk ısınmasına karşı alınacak önlemler ve değişikliklere nasıl uyum sağlanabileceği tartışılıyor. Tahminler, dünyada zaten eşit olarak dağılmamış olan kullanılabilir su miktarının bazı coğrafyalarda azalacağına dikkat çekiyor. Buna nüfus artışı ve kentlerde yoğunlaşma da eklenince yakın bir gelecekte, daha şimdiden kendisinden ‘mavi altın’ olarak bahsettiren suyun değerinin hızla yükseleceği kesin görünüyor.” |
|
|
|
|
|
|
|
|