29 Ağustos 2008, Cuma
 
25 yıldır din dersi var Yazdır E-posta
25 Kasım 2007 06:04, Pazar
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Ali Bardakoğlu , Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi’nin zorunlu olarak okutulmaya devam edilmesi gerektiğini belirtirken, din derslerin içeriğinin tartışmaya açılması önerisinde bulundu. “Din dersi Müslümanlaştırma ve dini ibadet hayatına alıştırma dersi değildir” diyen Diyanet İşleri Başkanı, mevcut din eğitiminin içeriğinin tartışılarak yenilenmesiyle, İmam Hatip Lisesi tartışmalarının da sağlıklı zemine oturacağı inancında olduğunu söyledi.





Diyanet İşleri Başkanı, VATAN’a önemli açıklamalarda bulundu. Prof. Bardakoğlu, Anayasa değişikliğiyle gündeme gelen din dersi tartışmalarına, “Din dersi Müslümanlaştırma ve dini ibadet hayatına alıştırma dersi değildir ” sözleriyle yeni bir boyut kattı. Bardakoğlu’nun din eğitiminin yanısıra terör ve toplumsal birlik, beraberlik konularındaki sorulara verdiği yanıtlar şöyle:

Herkes konuşuyor...

* İl Müftüleri toplantısı sonuç bildirgesinde, din dersinin “mezhepler üstü” olması yönündeki önerisi dikkat çekti...

Önce şunu söylemek lazım ki Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi öğrencileri bilgilendirme ve kültür dersidir. Dolayısıyla, zorunlu olması ve bunun devamı gerekmektedir. Anayasa’nın ilgili hükmünün değiştirilmesi bana göre yanlış olur.

* “Mezhepler üstü” ifadesi zorunlu din dersinin içeriğinin tartışılması gerektiği yönünde bir öneri olarak mı algılanmalı?

Konuşmamız gereken din eğitimidir. Din eğitimini biz sağlamalıyız, yerinde, zamanında ve devletin gözetimi, denetimi altında vermeliyiz. Din eğitimi, açık, şeffaf ve hesabı verilebilir olmalıdır. Din hizmetinin ve dini bilginin şeffaf olması yeni kavramlar. Bir insan din adına bir şey söylemişse, söylediğinin kaynaklarını, doğruluk gerekçesini ve ne kadar dini geleneklerine uygunluğunu da açıklayabilmelidir. “Ben böyle düşünüyorum. Öyleyse bu dinen de böyledir” demek yerine, İslam’ın kendi metodik ve tarihsel tecrübesi sağlamasının yapılması lazım. Bugün toplumda yaşadığımız temel sıkıntı da, herkesin aklından gelen düşüncelerin İslam ve Kuran’a göre diye konuşulmasıdır. Tıp alanında kimse bu kadar rastgele konuşamaz. Ama din alanında herkes konuşuyor. Din hizmetinin de açık, şeffaf ve hesabı verilebilir olması gerekir.

Dersin içeriği tartışılmalı...

* Bu eleştiriniz din eğitimi için de geçerli mi?

Din eğitiminin de aynı şekilde açık şeffaf olması gerekir. Din kültürü, bir kültür, bilgi edindirme dersidir. Öğrencileri Müslümanlaştırma ve dini ibadet hayatına alıştırma dersi değildir. Doğru bilgiyi, temel ahlaki bilgileri çocuklara tanıtmadır. Hem bizim hem de başka toplumların dini gelenek ve duyarlılıkları, din realitesi hakkında çocuklara bilgi vermektir. Bütün inanç gruplarını, farklı düşünce ve inanışları kapsayan, kuşatıcı üst bilgi verilmelidir. Belli bir mezhebe, meşrebe, inanç grubuna göre değil, hepsini kuşatan, daha genel bir bilgi verilmesi gerekir.

* Ne yapılması gerekiyor?

İki şey yapılmalı. Birincisi; Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin içeriğinde eksiklik varsa bu tartışılmalı ve giderilmeli. Ama zorunlu olup olmadığı tartışılmasın. İçerik eksikliği ve verilmesindeki hatalar tartışılsın. İkincisi; din eğitimini nerede ve nasıl vermeliyiz? Kimin denetiminde, hangi usulde vermeliyiz bu tartışılmalı. Hiçbir karalama olmadan, fikir ve kurumları mahkum etmeden. Aslında din eğitimini tartışabilsek, İmam Hatip Liseleri tartışması da sağlıklı bir zemine oturur.

* Nasıl?

Din eğitimini tartışamıyoruz. Bu konuda herkes kendi önyargılarının esiri olduğu, kurumlar birbirine güvenmediği, her kurum ve herkes en iyi bilenin kendisi olduğunu düşündüğü için kimse diğerini dinleme ihtiyacını hissetmiyor. Yapmamız gereken tartışmaları ana temelde değil, din dersi ve İHL üzerinden yapıyoruz.

İki ameliyat yanlış diye hastane kapatılmaz

* Din eğitimi konusunda ilgili bakanların katılımı ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın da bulunduğu bir komisyon önerisi vardı. Bu konuda adım atılacak mı?

Komisyon kurulursa, ben aynı görüşmelerimi gerekçeleriyle anlatırım. Türkiye’de 25 yılı aşkın süredir zorunlu din dersi var. Münferit yanlışlar olabilir. İmamlar münferit yanlış yapıyor diye camileri kapatıyor muyuz? İki ameliyat yanlış yapıyor diye hastane kapatılmaz.

Toplumsal barış çoklu paketten geçiyor

* Terör olaylarının ardından toplumda yükselen tepkilere yönelik bir sağduyu mesajı verdiniz. Toplumdaki huzursuzluğu gidermek için önerileriniz neler?

Bana göre, din eğitimi ve dinin ahlaki değerlerinin eğitimi de toplum açısından çok önemli. Bireyin manevi boşluğa düşmemesi ve hayata umutla bakması, masum insanlara yönelik saldırıları da dinen bir vebal olarak görmesi gerekir. Terörü önlemek için “din eğitimi yegane bir çaredir” gibi bir mesajı kastetmiyorum. Toplumdaki toplumsal huzurluzluğu yok etmenin birçok yöntemi var.

* Neler yapılabilir?

Kendi açımızdan şunu söyleyebiliriz. Sağlıklı din eğitimi; aynı zamanda iyi vatandaş ve iyi komşu olmasını sağlar. Masum insanlara toplumun huzurunu bozmaya yönelik her türlü kötü davranışı da dinin suç saydığını algılar. O halde doğru din eğitimi son derece önemli. Biz il müftülükleri aracılığı ile camilerimizde bu konuda okuttuğumuz hutbelerle, birlik ve beraberlik mesajını veriyoruz. Bir başka kurum ekonomik tedbirleri, bir diğeri güvenliği; bir diğeri şehirleşmeye ve göçe ilişkin tedbirleri alır. Sosyal barış ve huzuru sağlamak çok yönlü ve çok yollu bir tedbirler paketinden geçer.

Etnik ayrım yanlış biz bir arada yaşadık

* Toplumsal barış için bireylere nasıl bir görev düşüyor?

Biz asırlardır bu topraklarda iyi ve kötü günde bir arada olduk. Birbirimizi saydık, sevdik. İnsanların etnik kökleri ile ilgili ayrımlar son derece yanlış algılamalardır. Biz bu topraklarda beraber sevindik. En büyük sermayemiz birliğimiz ve karşılıklı sevgimiz. Hakkari’deki menfur saldırının ardından Bursa’daydım. Bursa’da farklı bölgeden, farklı köklere sahip insanların işyerlerine saldırıda bulundular. Bu çok vahim bir durum. Zaten bölücü terörün hedeflediği de budur. Ayrışma olsun. İnsanlar birbirlerini Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, kardeş bu coğrafyada bir arada yaşamış insanlar olarak görmesin, etnik yapısıyla görsün. Bu bizi bekleyen en büyük tehlikedir.

* Bireylerin de “karamsarlık ve umutsuzluktan” kurtulmaları gerekiyor...

Geçmişteki olumsuz örnek olayların değil, iyiliklerin, güzelliklerin öne çıkması gelecekte de karamsarlık değil, umutların olması insanların mutluluğu için iki temel şarttır. Osmanlı tarihinde, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde birçok olumsuz acı ve kötü olaylar olmuştur. Ama bütün bunları alt alta yazıp “bizden hayır çıkmaz” demek yerine, bunlardan ders çıkartarak, olumlu ve örnek olayları hatırlamalıyız. Hiç kimse kendi tarihinde ne kadar kötü insan var bunun bilançosunu çıkartmaz. Geleceğe umutla bakalım.

Kuran kurslarını önemsiyorum

KIz Kuran kursları hatta genel olarak Kuran kursları, örgün milli eğitimin bir alternatifi değildir. Kendileri ile toplum ile barışması ve iyi insan vatandaş olması için çok önemli bir eğitim işlevi görüyor. “Kuran kursları diyorsun da neden hastane yapmıyorsun?” diye soruyorlar. Bir şeyi savunmak, bir başka şeye karşı çıkmak anlamına gelmez. İnsanların manevi gelişmelerinin ve ortak vatandaşlık bilincinin gelişmesi için Kur’an kurslarından da yararlanalım. Doğru öğretilmiş bir din, hiçbir zaman ayrışmaya, kaosa, gerilime kavgaya yol açmaz. Bu dediklerimi kimse bir propaganda ya da ispatlanmamış bir tez olarak düşünmesin.

Din Kültürü’nde hangi üniteler okutuluyor

Dİn Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi müfredatında sınıflara göre okutulan üniteler şöyle:

4.SINIF: Din ve Ahlak Hakkında Neler Biliyoruz, Hz. Muhammed’i tanıyalım, Kur’an-ı Kerim’i tanıyalım, Sevgi Dostluk ve Kardeşlik, Aile ve Din.

5. SINIF: Allah İnancı, İbadet Konusunda Bilgilenelim, Hz. Muhammed ve Aile Hayatı, Kur’an’da Kıssalar, Vatanımızı ve Milletimizi Seviyoruz.

6. SINIF: Peygamberlere ve İlahi Kitaplara İnanç, Namaz İbadeti, Son Peygamber Hz. Muhammed, Kur’an-ı Kerim’in Temel Eğitici Nitelikleri, İslam’ın Sakınılmasını İstediği Davranışlar, İslamiyet ve Türkler.

7. SINIF: Melek ve Ahiret İnancı, Ramazan Ayı ve Oruç İbadeti, Bir İnsan ve Peygamber Olarak Hz. Muhammed, Kur’an’da Akıl ve Bilgi, İslam Dinine Göre Kötü Alışkanlıklar, Kültürümüz ve Din.

8. SINIF: Kaza ve Kader, Zekat, Hac ve Kurban İbadeti, Hz. Muhammed’in Hayatından Örnek Davranışlar, İslam Düşüncesinde Yorumlar, Din ve Güzel Ahlak, Dinler ve Evrensel Öğütler.

Din eğitimi tartışması

Türkİye’de 1982 Anayasası ile okullarda zorunlu hale getirilen din eğitimi konusundaki tartışmalar önce AKP’nin yeni Anayasa taslağı, sonra da AİHM’in konuya ilişkin bir kararı nedeniyle alevlendi. AKP’nin Ergun Özbudun başkanlığındaki akademisyen heyetine hazırlattığı yeni Anayasa taslağında din eğitimi ve öğretiminin zorunlu olmaktan çıkarılması öngörülüyor. Taslakta bu konuda iki alternatif yer alıyor. İlkine göre din öğretimi ancak çocukların velilerinin talebiyle yapılacak. İkincisine göre ise din kültürü ve ahlak dersi okulBunlar tartışılırken üçüncü seçenek daha gündeme geldi. Buna göre de din öğretiminin zorunlu olması, din eğitiminin ise seçmeli olması formülü ortaya atıldı ancak bu formül taslağa henüz yansımadı.



Vatan Gazetesi/  Hale GÖNÜLTAŞ
 
< Önceki   Sonraki >
 
 
 

HAVA DURUMU

NAMAZ VAKİTLERİ

 
MEDYA PAZARI © 2002 - 2008 Tüm Hakları Saklıdır.
Tel: 0212 671 0700 | Fax: 0212 671 0717      iletisim@medyapazari.com