Erkam AlışverişErkam Alışveriş
 
 
 
 
22 Kasım 2008, Cumartesi
 
25 milyar dolarlık ihracata doğru adım adım Yazdır E-posta
20 Ağustos 2007 08:47, Pazartesi

Milli Yüzücü Nakkaş bu seferde hazır giyim sektörünü uçuracak

 

RÖPORTAJ: FAHRİ SARRAFOĞLU

İSTANBUL:  Tekstil sektörü Türk ekonomisinin belkemiği konumunda olma özelliğini son iki yıldır başka sektörlere kaptırsa da tekstil halen canlılığını koruyor. Gayrisafi Milli Hâsılasının yüzde 11’i, ihracatın dörtte biri bu sektörden sağlanıyor. Sanayi istihdamının yaklaşık yüzde 20’sini tek başına sağlayan sektör, 3,5 milyona yakın kişiye ekmek sağlıyor. TGSD Başkanı Ahmet Nakkaş’a göre Hazır Giyim son iki yıldır yüzde 18 oranında küçülmesine rağmen sektör yeni bir şahlanış içine girerek 20–25 milyar dolarlık ihracat rakamlarına kolaylıkla ulaşılabileceğini söyledi.  Bir zamanlar milli yüzme takımına kaptanlık yaparak uluslararası yarışmalarda Türkiye'yi temsil eden Nakkaş her alanda ulusal bir ruhla hareket edilmesi gerektiğine işaret ederek Türkiye'nin giderek tehdit halini alan dış ticaret açığından kurtulması için de artık sen ben tartışmalarının bir kenara bırakılmasını istiyor. Nakkaş’la yaptığımız söyleşinin ayrıntıları şöyle:

 

 

İSTİHDAMIN CARESİ BİZDE

 

*Yeni bir hükümet kuruluyor, yeni bir heyecan sözkonusu.. Sektör olarak bu dönemden beklentilerinizi kısaca belirtir misiniz?

 

Her yeni başlangıç, yeni bir umut demektir.. Yeni hükümetin öncelikleri olan istihdamın çaresi bizde, dış borca karşılık gelir sağlayacak olan ihracatın çaresi bizde. Üstelik sektörel mikro planlarımız da var ki TGSD UFUK 2015 adlı Yol Haritası’nı hem siyasilerle hem de bürokratlarla paylaştı. Yetkili ağızların asla sektörün gözden çıkarıldığı anlamı taşıyan motivasyon bozucu söylemlere girmemesini bekliyoruz.

 

*UFUK 2015 adlı projenize destek ne durumda? Bu projenin kısaca özü ve sektöre faydası nedir?

 

UFUK 2015, 2002 yılından bu yana, sektörümüzün kotasız, serbest rekabet ortamında küresel arenada sürdürülebilir rekabet edebilmesinin Yol Haritasıdır. Sektörün giderek artan rekabet ortamında ayakta kalması için şerit değiştirmesi gerekiyordu. Çoğunluğu KOBİ’lerden oluşan sektörümüzün bu yapısal değişikliği gerçekleştirmesinin reçetesi, UFUK 2015 projesidir.

 

ÜRETİM ANADALU’YA YÖNLENDİRİLMELİDİR

 

Sektörde bulunan küçük firmaların büyümesine yönelik olarak ne gibi öneriler veya tedbirleriniz var? Özellikle birleşmezlerse yok olacak olan bir grup sektör mensubu var. Bunlara ne gibi önerileriniz var?

 

TGSD’nin KOBİ’lere sunduğu Yol Haritası kapsamında, tasarım, markalaşma, vb yollarla farklılık yaratmak, verimliliği artırmak, ürün geliştirmeye ağırlık vermek gibi öneriler var. Ancak en önemlisi, üretimin hala görece daha hesaplı olduğu Anadolu’daki teşvikli bölgelerde varolan veya oluşturulacak ihtisas sanayi bölgelerinde kümelenmeleridir. Bu şekilde, her aşamada gereksinim duyulan mal ve hizmeti küme içerisinden sağlayabilir, maliyetleri düşürerek, verimliliği artırabilirler.

 

DEVLET MESELESİ OLARAK ELE ALINMALI

 

Siz aynı zamanda iyi bir sporcusunuz, üstelik uzun soluk isteyen yüzme sporu. Bu sektörün de uzun soluklu planlarla hedefe varacağına inanıyor musunuz? Özellikle 25 milyar dolar hedefi ulaşılabilir bir hedef mi?

 

Sporculuktan gelme bir alışkanlıkla, yaşama genel bakış açım uzun vadelidir. Günü kurtarmanın kimseye faydası olmayacağına inananlardanım. Sektörümüz için de ortaya koyduğumuz hedefler en azından orta vadelidir. 2015 yılı uzak bir zaman değil. 25 milyar dolar hedefine gelince, sivil toplum örgütleri, sektör mensupları, siyasiler ve bürokratlar elele verir, herkes üzerine düşeni gerçekleştirirse, bu hedefe ulaşmak mümkündür. UFUK 2015 çalışması 3 farklı senaryo içeriyor. Bu hedef, rekabetçi, ısrarlı senaryonun bize sağlayacağı hedeftir. Bu senaryonun hayata geçmesi için de, Ankara’nın bu konuyu bir devlet meselesi olarak ele alıp, sektör kadar sahiplenmesi gerekir.

 

 

FARKLI OLMAK ÇOK ÖNEMLİ

 

*Sektörün sıkıntıları denince hemen akla düşük kur, yüksek faiz geliyor.  Ama bunun dışında sektör farklılığı farlı olmayı ne zaman keşfedecek.

 

Biz TGSD olarak, ne kadar sıkıntı çekersek çekelim, mümkün olduğunca kur, faiz söylemlerine girmeyiz. Sonuçta ülke ekonomisinin istikrarı birinci koşuldur. Fiyat istikrarı sağlanıncaya kadar bu sıkıntılar yaşanacak. Ancak farklılık yaratmak çok önemlidir. . Bir önceki yanıtımda da sözettiğim gibi UFUK 2015 firmalara fark yaratmanın yollarını da gösteriyor. Maliyet rekabetinde özellikle de Uzak Doğu ile kimsenin başa çıkması mümkün değil. O halde, katma değeri yüksek ürünlerle rekabet etmek gerekiyor. Sektör bunun farkında ve giderek tasarıma verilen önemin arttığını görüyoruz.

 

*Türk Hazır Giyim Sektörü dünya genelinde 6., AB’de Çin’den sonra 2. büyük tedarikçi durumunda. Türkiye’de bir çok hazır giyim firması var, çoğunluk fason durumunda... Sizce hükümetten önce sektör kendi içerisinde ACİLEN neler yapmalı?

 

Mesleki sivil toplum örgütleri yolu ile sektördeki pek çok firmaya ulaşılabiliyor. Firmaların yenidünya ticaret düzenine uygun hale gelmeleri ve rekabetçi olabilmeleri için neler yapmaları gerektiği seminerlerle ve yayınlar yoluyla anlatılıyor. Örneğin; uzun yıllar ekonomik krizler, son yıllarda da kuvvetli Türk Lirası politikasına bağlı rekabet gücü kaybı, sektörün finansal yapısını bir türlü istenen düzeye getirememesin neden olmuştur. Oysa Basel II kriterlerinin uygulanmaya başlaması ile kredi alma koşulları da değişecektir. Derneğimiz, hem üyelerimizi, hem de tüm sektör mensuplarının yeni duruma hazırlamak üzere 3 yıldır seminerler ve eğitim çalışmaları düzenlemektedir. Kısaca, sektör üzerine düşeni yapmaktadır. Hükümetin de UFUK 2015 kapsamında Kamudan Beklentiler başlığı altında sayılan, siyasi iradenin yapması gerekenleri yerine getirmesi gerekir.

 

HAZIR GİYİMDE DÜNYA MARKASIYIZ

 

*Bir zamanlar yüksek maliyetten kaçış için yurtdışına komşu ülkelere kaçış sözkonusuydu, bu halen geçerli mi?

 

Liberal ekonomide sanayici nerede kar edecekse, doğal olarak orada üretim yapabilir. ABD’ye gümrüksüz ihracat yapma olanağı da bazı firmaların kararında etkin olmuştur. Ayrıca, üretim maliyetleri çok önemli bir etkendir. Birçok açıdan, Türkiye’de üretime devam eden firmalar aslında ciddi boyutta fedakârlık etmektedirler. Şunu da mutlaka söylemek gerekir ki; Türkiye hazır giyim üretiminde bir dünya markasıdır. Bu duruma gelinceye kadar geçilen yollarda, sektörde istihdam edilen iş gücü çok iyi yetişmiş ve dünya çapında kalifiye olmuştur. Yurtdışına giden firmaların en büyük problemi, işçilikte bekleneni kolay bulamamalarıdır.

 

BİR SANAYİ YOL HARİTAMIZIN OLMASI LAZIM

 

*Türkiye’nin bir tekstil veya sanayi yol haritası var mı?

Türkiye’nin artık bir sanayi stratejisi olmalı. Uluslararası alanda Türkiye'nin hangi rekabetçi sektörlere sahip olduğunun saptanması gerekiyor. . Bu genel resim ortaya çıkarılırsa gerisi kolay. Mikro destekler ortaya konur. Bu strateji dâhilinde tekstil ve hazır giyim sektörünün bir şekilde korunması lazımdır. Sektörün rekabetçi üstünlükler yapısının gelişmesi için de daha farklı politikaların ortaya konması lazım. İlk yapılacak iş sektörün üzerindeki kamu yüklerinin normal seviyelere çekilmesi olmalı. Maliyetleri düşürecek bazı politikalar oluşturulmalı. Bunlardan biri üretimin rekabetçi alanlara kaymasıdır.

 

 

*Bir makine 100 bim Euro’larla ifade ediliyor. Ama bir tekstil ürünü cent veya 1 dolarlarla ifade ediliyor. Türkiye teknoloji üretimi konusunda da neler yapmalı? Yoksa bu konuda havlu atılmış durumda mı?

 

Türkiye’de de makine üretiliyor, ancak yüksek teknoloji büyük yatırım gerektiriyor. Dünyada üretilen makinanın içinde Türkiye’nin payı halen %5. Dolayısıyla, bu yatırıma girmek hâlihazırda verimli değil. Yatırımın mümkün olduğunca, fark yaratan ürünleri ortaya koyacak ArGe ve ÜrGe çalışmaları alanında yapılması gerektiğine, çok hızlı değişen tüketici eğilimlerini iyi izleyip, eğilim yaratan konuma geçmek gerektiğine inanıyoruz. Böylece ürettiğimiz ürünlerin de katma değeri yükselecektir.

 

 

Turquality projesi sizce sanal bi rproje mi, gerçekleşme imkanı nasıl?

 

Turquality son derece iyi niyetle ortaya konmuş, ancak kriterleri kamuoyuna zamanında duyurulamamış, dolayısıyla işin başında yeterli destek görmemiş bir proje. Dünyaya Türk menşeli katma değeri yüksek ürünler sunan firmaların bir şekilde desteklenmesini çok olumlu buluyorum.

 

Anadolu Aslanları tekrar eski gücüne nasıl kavuşur? Anadolu’ya tekrar yeni bir motivasyon heyecanı nasıl olacak?

 

UFUK 2015 Projemiz, üretimin Anadolu’daki ihtisas sanayi havzalarına kaymasını öngörüyor. Sanayi üretiminin önemli bölümünün Anadolu’ya kayması, birçok yeni bölgeye sanayi disiplini ve ihracat heyecanı getirecek, istihdam olanakları doğuracaktır. Mikro desteklerle hazır giyim sektörünün 15 yıl daha rekabetçi üstünlüğünü sürdürebileceğine inanıyorum.

 

 

RAKAMLARLA HAZIR GİYİM SEKTÖRÜ

KUTU:

Ø      Bugün dünya tekstil ve hazır giyim ticareti yıllık yaklaşık 360 milyar $ civarında ve dünya genelinde toplam istihdamın %14’ünü oluşturuyor. Günümüzde tekstil ihracatının %50’sini, hazır giyim ihracatının %70’ini gelişmekte olan ülkelerin yapması da dünya çapında tekstil ve hazır giyim ticaretinde bu büyüme trendinin devam edeceğine bir kanıttır.

Ø      Türk hazır giyim sektörü dünya genelinde 6’ncı, Avrupa Birliği’nin Çin’den sonraki ikinci büyük tedarikçisi durumundadır.  Türkiye’de 40 bin firmanın tekstil ve hazır giyim sektöründe faaliyette olduğu görülüyor. Sektörün %80’i KOBİ’lerden oluşuyor ve bunların büyük bölümü fason imalat yapıyor.

Ø      Sektörün ana ihracat pazarı AB ülkeleridir.

Ø      Hazır giyim sektörü üretim büyüklüğü üretici fiyatları ile 2006 yılında 25.7 milyar dolara ulaşmış bir sektör.

 

 
< Önceki   Sonraki >
 
 
 

HAVA DURUMU

NAMAZ VAKİTLERİ

 
MEDYA PAZARI © 2002 - 2008 Tüm Hakları Saklıdır.
Tel: 0212 671 0700 | Fax: 0212 671 0717      iletisim@medyapazari.com