|
|
|
|
|
|
Güneydoğu ekonomik halin devamını istiyor |
|
|
|
15 Mart 2007 12:07, Perşembe |
GÜNSİAD Eski Başkanı Bedrettin Karaboğa:
“Güneydoğuya yatırım için elini çabuk tutan kazanır”
RÖPORTAJ: FAHRİ SARRAFOĞLU
İSTANBUL: Adıyaman, Batman, Bismil, Cizre, Diyarbakır, Mardin, Nusaybin, Siirt ve Şanlıurfa gibi yerleşim birimlerindeki Sanayici İşadamları Derneklerinin üst kurumu olarak çalışmalarını yürüten GÜNSİAD 'da uzun süre başkanlık yapan Bedrettin Karaboğa, bölgeye yatırım için işadamlarının acele etmesini tavsiye ederek, elini cabuk tutan kazanır, diyor. Karaboğa’nın çarpıcı açıklamaları şöyle:
* Güneydoğuyu çok kısa şu anki ekonomik durumunu tahlil edebilir misiniz? Ekonomik olarak Türkiye’nin diğer bölgeleri ile karşılaştırdığınmızda Güneydoğunun yeri nerdedir?
Güneydoğu Yarım Kalmış Yatırımlar Bölgesidir. Bölgemizin var olan tablosuna baktığımızda, tekstil ve gıda başta olmak üzere 1000 civarında, değişik büyüklükte işletme bulunmaktadır. Bu işletmelerin bir kısmı yarım kalmış veya atıl durumda bulunmaktadıdr. Atıl ve yarım – kalmış tesisler özellikle Batman ve Diyarbakır Mardin illerinde yoğundur. Ayrıca bölgemizde şu an faaliyette olan işletmelerde yaklaşık olarak 50.000 kişi çalışmaktadır.
*Türkiye’de Güneydoğu’nun yeri nedir, özellikle ekonomik açıdan
Güneydoğu; Katma değer olarak ülkemize 1985 % 20, 2000 yılı geçici sonuçlarına göre % 28 üretim alanında katkı sunmaktadır. Aldığı pay ise 2002 yılında kamu yatırımları olarak % 5.4’tür.
*Bölge’ye yıllardır yatırım için çağrılar yapılmasına rağmen bu çağrılara şu ana kadar net cevaplar gelmedi. Bu bağlamda
A.İş Dünyasından Beklentileriniz,
B.Hükümetten Beklentileriniz, nelerdir?
Bugüne kadar çok vaat aldık.Güneydoğu 15 – 16 yıl bölgede bilinen kriz ve çatışma ortamı geçirdi, ardından 1990-1991 yılında Körfez savaşı, Türkye’yi sarsan iki büyük ekonomik kriz yaşandı, tüm bu olayların merkezinde veya olaydan direk ve en çok etkilenen BÖLGE Güneydoğu Anadolu olmuştur. İş çevreleri tüm bu olumsuz etkilerden dolayı sarsılmış ve kapasitelerini % 20 ile 40 arasına düşürmek zorunda kalmıştır. Ancak geçmiş hükümetlerden fiziki bir destek alamadık, ancak çok vaat aldık, uygulamasında zorluklar yaşadığımız kanun ve kararnamelerle boğulduk.
a)İş dünyasından beklentilerimiz; Bölgemizde bulunan yer altı ve yer üstü zengin rezervlerin yerli ve yabancı sermayenin, bakir olan bölgede ortak veya bağımsız yatırım yapmaları onları gelecektekte ortadoğu ve Türki Cumhuriyetleri pazarından pay almalarına sebep olacaktır. Gelecek onlara fırsat ve imkanlar sağlamaktadır. Elilni çabuk tutan kazanır.
b)Hükümetten Beklentilerimiz; 2003 yılında ise 58. hükümet yakalanan bu havayı devam ettirip, ekonomik gelişmeler ve reformlar yaparsa, AB için çalışmalarını tamamlarsa Türkiye’nin sorunlarının azalacağına inanmaktayız.
*GÜNEYDOĞU’nun çözülmesi gereken sorunları nelerdir?
Bölgemizin Çözülmesi Gereken Sorunları;
1.Habur Gümrük kapısı ve sınır ticaretine her türlü kaygıdan uzak izin verilmesi,
2.Ülke tanıtımı ve Bölge turizmi geliştirilmelidir,
3.Sanayi’nin gelişmesi ve yeni yatırımların yapılması için süresi dolan, 4325 sayılı kanunun revize edilerek süresinin uzatılması,
4.GAP projesinin tamamlanması,
5.İş ve istihdam yaratacak projeler ülkemiz , ilimizi ve bölgemizin öncelikli sorunlarıdır.
6.Bölgede yaşanan olumsuz koşullar insanların yerlerinden olmasına sebeb olmuştur, bunların giderilmesi lazımdır.
* İTO ve İSO tarafından ya da bazı iş dünyasının önde gelen isimleri tarafından öncülük edilerek kurulan çeşitli holdingler kuruldu veya kurulma sözü verdi. Bunlardan gerçekleşenler var mı ? Yoksa hepsi lafta mı?
Geçmiş yıllarda gelişen hava ile bölgenin ekonomik gelişmesine katkı sunabilecek iki üç holding kuruldu daha sonraları bir tanesi bazı yatırımları canlandırmak için ön görüşmeler yaparak bazı tesisler kurdular veya bazı yatırımcılarla ortak iş yapmaya başladılar, ancak sonunu getiremediler. Bir başkası Güneydoğunun ismini ve gelişen havayı yakalayarak kendisine banka kurduktan sonra muhtemelen amacına ulaştığından bölgedeki iş ilişkilerini bitirdi. Ancak Koç – Ata ve Toprak Holding ile bazı yabancı yatırımcılar bölgede ciddi yatırımlar yapmıştır.
* Güneydoğu da OHAL kalktı ama iş dünyası üzerinden de kalktı mı acaba ? İş dünyası;
A.Yatırım açısından yeterince bölgede özgür mü?
B.Bölge işadamları için önüne çıkartılan engeller nelerdir?
OHAL kalkması veya kalkmaması yatırımlar için bir engel değil di, biz kurum olarak hepl bunu savunduk; OHAL, Türkiye’nin dış dünyada hep olumsuz tanınmasına sebep olunmakta ve yerli, yabancı, yatırımcıları caydırmaktadır. Bu sebeple OHAL ‘in bölgesel dengesizliğin giderilmesi için Ekonomik OHAL’e dönüştürülmesini talep ettik, bu görüşümüz Devlet kademesince de benimsendi ve sonuçta OHAL kalktı, ancak talebimizin ikinci aşaması halen yerine getirilmemiştir.
a)İş dünyası yatırım açısından özgürdür.
b)Bölge veya yerli, yabancı yatırımcı için önüne çıkartılan engeller bürokrasi, çıkartılan kanun ve karamomelerin pratik hayata geçirilememesi, yatırımı cazip hale getirecek kanuni düzenlemelerin zamanında yapılamamsı, kredi ve vergi yasalarında iyileştirici düzenlemelerin yapılamaması.
* AB ile ilgili gelişmeler malumunuzdur. AB girersek bundan bölge işadamına yönelik ne gibi avantajlar olacak ? GÜNSİAD AB girme konusundaki çalışmalara katkıları nelerdir?
AB girdiğimizde bir çok avantajımız olacaktır; Gümrük birliği, insanın ve ticari malların serbest dolaşım hakkı, milli gelirin yükselmesi, yeni ve üstün teknoloji ile bilgiye kavuşmak, yeni üretim teknikleri öğrenmektir. Bu toplumların ekonomik sosyal gelişmesine katkı sunacaktır. Ama önce şunu anlamakta fayda vardır diye düşünmekteyiz. AB girmenin, AB gibi düşünmek, çalışmak, yaşamak ve demokrasinin insan yaşamının en önemli öğesi olduğunu bilmek gerekir. Bundan dolayı kurum olarak her zaman AB girmeyi savunduk.
GÜNSİAD AB girme konusunda AB ülkeleri Ticaret Ateşeleri ve Hükümetlerle AB girmenin avantajları ile katkılarının neler olabileceği konularında çeşitli toplantılara katılarak AB lehinde olumlu görüş belirtmiş, bir çok kez yazılı ve görsel medyada demeçler ve açık oturumlarda bu dile getirilmiştir.
*Yurt dışındaki ekonomik kuruluşlar ile ilişkileriniz bakımından GÜNSİAD’ın çalışmalarını değerlendirebilir misiniz?
Yurt dışında şimdiye kadar ki defa Dünya Bankası ile , AB Akdeniz MEDA fonu çalışmaları ile bir defa, ayrıca partner Sivil Toplum Kuruluşları aracılığı ile bir çok defa bölgeye yönelik eğitim çalışmalar içinde yer aldık.
* Güneydoğu’ya herhalde en fazla yatırım yapan Özal’dı. Merhum ÖZAL’ın farklılığı nerden kaynaklanıyordu?
Bu güne kadar gelmiş geçmiş hükümetler ( Son 13 yılı baz alırsak ) ÖZAL dönemi hariç bölgeye çok düşük yatırımlar yapılmıştır. Bu yukarıdaki tabloda kamu yatırımlarının yıllar itibariyle % 8,5 ile % 4,9 arasında değiştiği ve giderek azaldığı görülmektedir. Rahmetli ÖZAL’ın farkı icracı ve akılcı olmasıydı.
* Bölgenin artık ortadan kalkması gereken bir cenaze gibi duran GAP var, maalesef bu güne kadar bitirilemedi?
GAP projesi 1998 yılında hükümet tarafından alınan bir kararla 2010yılında bitirilmesine dair bir karar aldı. Ancak hükümetler hep kaynak yetersizliğini ve zor ekonomik koşulları öne sürerek GAP’a gerekli önemi vermemektedirler. Ancak şunu bilmelerinde fayda vardır. Proje biterse Devletimiz rahatlayacak ve hükümetler rahata kavuşacaktır.
*GAP’la ilgili somut önerileriniz nelerdir?
KURUMSAL OLARAK ; GAP İdaresi’nin etkinliğinin artırılması, Müsteşarlığa dönüştürülmesi. Yatırım Programlarına girdi verilmesinin sağlanması,
FİNANSAL OLARAK ; Kaynak için; Yeni finans modellerinin devreye girmesi, Ek ve sağlam kaynaklar, Fon Tesisi ( 8 yıllık eğitim örneği gibi ) HES gelirlerinden pay, Sulamaların , yatırımlarını geriye ödeyecek şekilde ücretlendirilmesi, GAP Tesislerinin halka açılması, Dış kredilerin GAP’a daha yoğun yönlendirilmesi.
Ayrıca 58. Hükümet ve Yöre Milletvekilleri ile konuyla ilgisi olan kuruluşlara Güneydoğu ve GAP projesi ile ilgili olarak bir tanıtım toplantısı yapmayı programladık. Önümüzdeki günlerde bunu gerçekleştireceğiz.
GÜNSİAD Nedir?
GÜNSİAD Ekim/1992 tarihinde Diyarbakır’da Güneydoğu Sanayici İşadamları Derneği adıyla kurulmuştur. Adıyaman, Batman, Bismil, Cizre, Diyarbakır, Mardin, Nusaybin, Siirt ve Şanlıurfa gibi yerleşim birimlerindeki Sanayici İşadamları Derneklerinin üst kurumu olarak çalışmalarını yürütmektedir.
Amacı; bölgenin iktisadi kalkınması anlamında, ekonomik ve sosyal durum ile ilgili somut girişimlerde bulunarak ekkonomik kalkınma için dikkatlerin bölgeye çekilmesini sağlamaktır. Temel düşünce olarak bölgenin kalkınmasının, ülkenin kalkınması demek olduğu ilkesini savunmuştur. |
|
|
|
|
|
|
|
|