|
|
|
|
|
|
DIŞ BASIN
|
30 Ekim 2007 07:16, Salı |
|
FARUK HACI MUSTAFA (Arşivi)
Kürtlerle Türkiye arasındaki krizin birçok nedeni var. İlki, Türkiye-ABD ilişkileri. Bu ilişkilerde, Türkiye meclisi Amerikan askerlerinin Irak'a Türk topraklarından geçişini reddettiği zaman bir dengesizlik yaşandı. Türkiye Başbakanı Erdoğan sonradan bu kararın yanlış olduğunu itiraf etmişti. Zira savaş, Irak ordusuna karşı kuzey cephesinin açılmasının zorluğu nedeniyle uzadı. İkinci neden, Türkiye'deki sivil-asker çekişmesi ve CHP'yle MHP'nin iktidardaki İslamcıları başarısız kılma girişimleri. Türkiye'deki medya gürültüsünü ve muhalefetin söylemlerini takip edenler, laik partilerin AKP'ye karşı tahriklerini görür. Bu partiler PKK yandaşlarıyla ordu arasındaki son olayları, AKP'yi ulusal bir trajediye götürmek ve sonuçları belirsiz bir maceraya sokmak için kullandı.
Üçüncüsü nedense, Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Gül'ün gerçek vatandaşlığı sağlamaya dair tezleriyle ilgili. Muhalefet, Gül'ün Kürt bölgelerinde yaptığı 'Kürtlerin sıkıntı yaşadığı zamanlar geride kaldı' açıklaması sonrası İslamcı yönetimin eski cumhurbaşkanı Özal'ın yolundan gittiğini düşünüyor. Bir başka ifadeyle Türkiye, Kürt sorununu çözme yönünde ilerliyor. İşin aslı ordu sorunu çözmek istemiyor. Aksine sorunun askıda kalması, ordunun konumunu yükseltiyor. Ordu, 'Kürt ayrılıkçılar ve teröristlerce tehdit edilen' ulusal güvenliği ve laikliği koruma gerekçesiyle heybetini muhafaza etmek istiyor.
Gerçekten de Kürtler, Türkiye'deki iktidar çekişmelerinin faturasını ödemeye alıştırıldı. Bugün yaşananların nedeni, özellikle de AKP'nin seçim başarısı sonrası oluşan iç şartlar. Zira AKP'li seçkinler mevcut sürecin kendi çıkarları yönünde seyretmediğini biliyor; yaşananların CHP ve MHP'ye yaradığının, medyanın Türk askerlerinin öldürülmesine ve esir alınmasına yoğunlaşmasının AKP'yi hedef alan bir iç savaş türü oluşturduğunun farkında. AKP bu gergin ortamın reform projesine etki edeceğini, orduyu güçlendireceğini biliyor. Bu gerçekleri muhalefet de biliyor. Bugün yaşananlar Türkiye'nin Avrupa'daki konumuna da olumsuz yansıyor ve bu 'gürültüden', Türkiye'yle AB arasındaki anlaşmaların iptal edilmesi gibi bir sonuç bekleniyor.
Olayların Erdoğan'la Gül'ün bu gerçekleri incelemesine imkân vermediğini düşünenler var. Zira Irak Kürdistanı'na yönelik bombardıman ve diğer operasyonlar, PKK'nın tepkiselliğini körüklüyor ve örgütü çatışmaya sevk ediyor. Savaş dili, Türkiye'yle Kürtler arasında baskın. Belki de bu denklemdeki hata, Erdoğan ve hükümetin doğrudan diyalog çağrısı yapan Barzani'nin konuşmalarına dair yorumda bulunmaması. Türkler Iraklı Kürtlerden PKK liderlerini teslim etmelerini bekliyorlarsa, bu gerçekleşmez. Türklerin önündeki tek gerçek şu: Ya saldırı ya da diyalog diline boyun eğmek. İkinci durumda Kürtlerden yararlanabilirler. Irak Kürtleri PKK'yla Türkiye arasında aracı rolü oynamak istiyor ve bu alanda deneyimleri de var. Irak Devlet Başkanı Celal Talabani, Özal'la Öcalan arasında 1980'lerin sonunda bu rolü oynamıştı.
PKK'nın taleplerinin taciz edici olmamasını garipsemiyoruz. PKK silah bırakma karşılığı genel af çıkarılmasını, kendilerine siyasete katılma izni verilmesini ve hükümetin Türkiye'nin güneydoğusunu kalkındırmasını talep ediyor.
Türkiye'yle Kürtler arasındaki uçurumun büyüdüğüne dair göstergeler karşısında geriye şunu söylemek kalıyor: Şartların kötüleşmesini engelleyecek yol diyalog. Diyalog çağrısı, Erdoğan'ın Bush'la görüşmesini veya kasımda İstanbul'da düzenlenecek Irak'a komşu ülkeler toplantısını beklemeyi gerektirmiyor.
(Lübnan gazetesi Akhbar, 26 Ekim 2007 Trc. Radikal) |
|
|
30 Ekim 2007 07:06, Salı |
New York Times gazetesi muhabiri, Barzani ve Talabani'nin bulamadığı teröristlerin Kuzey Irak'ta misafir gibi ağırlandığını ve "dokunulmazlıkları"nın olduğunu yazdı. Muhabir, PKK sorununun ABD için de artık bir “puzzle”a dönüştüğünü savundu.
|
|
|
|
|
29 Ekim 2007 06:49, Pazartesi |
İngiliz The Sunday Times gazetesi, terör örgütü PKK üyeleri arasında Kürtlerin yanı sıra çeşitli uluslardan vatandaşların da yer aldığını ileri sürdü. Gazete, Kandil'e çıkan muhabiri Hala Cabir'in izlenimlerini yansıttığı uzun haberinde "The Sunday Times, Kuzey Irak'ta PKK ile birlikte Türk kuvvetleri ile savaşan yabancıların arasında Britanyalıların da bulunduğunu açıklayabilir." diye yazdı.
|
|
|
|
|
28 Ekim 2007 13:04, Pazar |
Newsweek dergisi, Türkiye’nin Suriye ve İran ile gelişen ilişkilerine dikkat çekerken “Türkiye, ABD ve Avrupa ile bağlarını basit bir nedenle riske atıyor: gözleri doğu cephesinde” yorumunu yaptı.
|
|
|
|
|
27 Ekim 2007 13:34, Cumartesi |
|
İNGİLİZ Guardian Gazetesi, muhabirinin bölgeden aktardığı izlenimlere yer verdi. Gazete PKK liderlerinden biri olarak tanımladığı Mizgin Ahmed’in “Kimse bize gelip buradan gitmemizi istemedi” sözlerine yer verdi. |
|
|
|
|
26 Ekim 2007 12:25, Cuma |
Sınırın bir “cephe” gibi görünmeye başladığını duyuran The Economist dergisi “Şu anda en acil konu, Türkiye’nin ne kadar ileriye gideceği" diye yazarken can alıcı soruyu sordu:
|
|
|
|
|
09 Ekim 2007 07:14, Salı |
İngiliz Sunday Telegraph gazetesinde yer alan bir haberde, Temmuz ayında ABD Başkanı George Bush ile İngiliz Başbakanı Gordon Brown arasında gerçekleşen görüşmenin ardından ABD'li yetkililerin, askeri müdahale konusunda Brown'un da 'yanlarında olduğu' izlenimi edindiklerini yazdı.
|
|
|
|
|
07 Eylül 2007 13:37, Cuma |
The Economist dergisi, Temmuz seçimlerinden bu yana Türklerle Kuzey Iraklı Kürtlerin daha iyi geçindiğini öne sürdü. Türkiye ile Iraklı Kürtler arasında bir uzlaşmaya varılması olasılığının arttığı görüşünü savunan dergi Iraklı Kürt liderlerinin, PKK'nın Kuzey Irak toprakları içerisinde saldırılmasına göz yumabileceği iddiasında da bulundu.
|
|
|
|
|
29 Ağustos 2007 10:56, Çarşamba |
Abdullah Gül'ün dün Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı seçilmesi dünya basınında geniş yer buldu. İşte gazetelerden çarpıcı başlıklar;
GUARDİAN
''Cumhurbaşkanlığı köşküne ilk kez seccade girecek''
Guardian, eski bir İslamcı diye bahsettiği Abdullah Gül ve partisi AK Parti için şu an Müslüman Demokrat terimini kullanıyor.
''Cumhurbaşkanlığı köşküne ilk kez seccade girecek'' diye yazan Guardian, Gül'ün seçilişinin Türkiye'nin cumhuriyet tarihinde belirleyici bir dönüm noktası olduğu inancında.
|
|
|
|
|
13 Ağustos 2007 06:57, Pazartesi |
ABD'de Kasım 2008'de yapılacak başkanlık seçimleri öncesinde ülkedeki politik dönüşüm tartışılıyor. Dünyanın itibarlı haber dergilerinden Economist, Amerikan halkının siyasi tercihinin değişmesini kapağına taşıdı.
|
|
|
|
| | Toplam 47 haberden 11 - 20 arası gösteriliyor | |
|
|
|
|
|
|
|